Yönümüzü Nasıl Buluruz ?


Aralık 28, 2016

Gündüz, gece, denizde Yönümüzü Nasıl Buluruz? Pusula kullanarak yönümüzü nasıl buluruz ? Okuyunuz…

Gündüz Yönümüzü Nasıl Buluruz?

Bir sabah Mehmet Ali uyandığı zaman güneş yeni doğuyordu. Gökyüzüne hafif bir beyazlık yayılıyordu. Daha sonra güneş ufukta göründü ve gök pembe bir renge büründü. Tanyeri ağarmıştı artık.


Dedesi, Mehmet Ali’ye dedi ki;  Güneşin ufukta yükseldiği noktaya iyi bak. O yön gündoğusu ya da kısaca doğudur.

Gün boyunca güneş mavi gökte yükselmeye devam etti. Öğleyin aşağı yukarı tam başlarının üstüne gelmişti.

Dede, torununa şunları söyledi:

Şimdi başını kaldırıp güneşe bakacak olursan, yüzünü güneye çevirmiş olursun, Sonra da şunları ekledi sözlerine: Ağaçların gölgesine bak, hepsi kuzeye çevriktir şimdi. ‘ Daha sonra güneş, doğduğu tarafın aksi yönünde alçaldı. Gölgeler gitgide uzadı. En sonunda güneş ufukta kayboldu.

Dedesi, Mehmet Ali’ye güneşin kaybolduğu yönün gün batısı ya da kısaca batı” olduğunu açıkladı. Bu dört yön sayesinde, insan yeryüzünün hangi noktasında olursa olsun, kolaylıkla yönünü bulabilirdi.

Mehmet Ali bunu öğrendi.

 

Gündüzün yönü bulmak için ağaç ve karınca yuvalarından da yararlanılır. Ağaçların yosunlu yanı kuzeyi, karınca yuvalarının ağızları güneyi gösterir.

 

Gece Yönümüzü Nasıl Buluruz?

Gece Güneş battı. Gökyüzü gitgide daha mavi bir renge bürünüyor. Gökyüzünde ilkin bir yıldız görünüyor. Bu ilk yıldızı öbür yıldızlar izliyor.

Mehmet Ali, Dedesine diyor ki: Bak artık gök yüzünden güneş çekildi. Şimdi yönümüzü nasıl bulacağız?

Torununun sorusuna Dede, şu cevabı veriyor:

Gökyüzü yıldızlarla dolu değil mi? Bu geceki gibi, berrak gecelerde gök hep yıldızla doludur. Atalarımız yıldızları iyice inceleyebilmek için onları burçlara ayırmışlardır. Bu burçlardan iki tanesini seçmek çok kolaydır. Bunlar Büyükayı ve Küçükayı burçlarıdır. Küçük ayının sonunda bulunan parlak Kutupyıldızı bize kuzeyi gösterir.

Pusula ile yönümüzü nasıl buluruz

Ya gökyüzü bulutlarla ‘kaplı olur, gündüz güneşi, gece de Kutupyıldızını göremezsek, yönümüzü nasıl bulacağız? diye Mehmet Ali Dedesine sordu.

Senin bu soruna en iyi cevabı, denizciler verebilir, diye Dede de torununa cevap verdi.

Sonra bir çekmeceyi açtı, saate benzeyen acayip bir alet gösterdi.

Bak buna, dedi. Bu aletin adı pusuladır. Ortasında bir çivi ve buna takılı mıknatıslı bir iğne vardır. Bu iğnenin koyu renkli ucu, daima

kuzeyi gösterir.

Pusulanın içinde, dört yönden başka, ara yönler de yazılıdır.

Eskiden, diye devam etti, Dede, bir yönün adını, o yönden esen rüzgârdan alırlardı.

Bugün de denizciler hâlâ yönler için rüzgâr adlarını kullanırlar.

Denizde yönümüzü nasıl buluruz ?

Çok uzun zaman önce gemiciler açık denizlerde yollarını gündüz güneşe, gece yıldızlara bakarak bulurlardı. Hava bulutlu olduğu zamanlarda ise, nerede bulunduklarını, gemilerini ‘hangi yönde yürütmeleri gerektiğini bilemez, bu yüzden de yollarını kolayca kaybedebilirlerdi. Bu yüzdendir ki, pusulanın bulunuşu onlar için çok faydalı olmuştur.

Pusula nedir? Gemi Pusulası

Gemi Pusulası

Çok uzun zaman önce gemiciler açık denizlerde yollarını gündüz güneşe, gece yıldızlara bakarak bulurlardı. Hava bulutlu olduğu zamanlarda ise, nerede bulunduklarını, gemilerini ‘hangi yönde yürütmeleri gerektiğini bilemez, bu yüzden de yollarını kolayca kaybedebilirlerdi. Bu yüzdendir ki, pusulanın bulunuşu onlar için çok faydalı olmuştur.

Bir mıknatıs çubuk, ince bir iplikle sarkıtıldığı zaman hep bir ucun kuzeye, bir ucunun da güneye yöneldiğini görürüz. işte pusula da böyle çalışır. Pusulanın ortasında her zaman bir ucu kuzeye, öbür ucu güneye dönük bir küçük mıknatıs vardır.

Bir gemi açık denizde ilerlerken çoğu zaman dalgalar onu ileri, geri, sağa, sola sallar. Böyle zamanlarda minicik pusulanın ne hale geldiğini düşünün. Eğer bu pusula iple sarkıtılan bir mıknatıs çubuk olsaydı, fırtınalı havada her yöne sallanıp dururdu. O zaman da kuzey ve güney yönlerini gösteremez, her yöne dönüp dururdu.

Bir mıknatısın her zaman düz durmasını sağlayabilmek için ne yapmalı? ilk gemiciler bunun, şimdi de kullanılmakta olan bir çaresini buldular. Mıknatısı yüzdürdüler.

Bir kaseyi suyla doldurunuz. Sonra bu kaseyi sağa, sola eğiniz. Göreceksiniz ki, içindeki su hep yatay düzlem olacaktır.

Gemilerde kullanılan ilk pusula, su dolu bir kaseye bir keçe parçası üzerine yerleştirilen bir mıknatıs taşından yapılmıştı. Islanmayan keçenin üzerinde mıknatıs taşı, gemi ne kadar sallanırsa sallansın, hep aynı düzeyde kalıyor, daima kuzey ve güneyi gösteriyordu. Bugün kullanılmakta olan pusulalar nasıldır? Yeni gemilerden birinin kaptan köşküne çıkmak fırsatını bulabildiyseniz, böyle bir pusulayı görmüşsünüzdür.

Etrafı çepeçevre pusula işaretleriyle işaretlenmiş bir tahta, bir kase içerisinde yüzer. Tahtanın altına mıknatıslar tutturulmuştur. Pusulayı çok kuvvetli hale getirebilmek için bazen sekiz mıknatıs birden tutturulur. Bu mıknatıslar mıknatıs iğneleri adı verilen ince çelik çubuklar şeklindedir. Tahtanın ve mıknatısların ortasından aşağı doğru inen ve kasenin dibine tutturulan bir çubuk, onları kâasenin tam ortasında tutmaya yarar.

Eğer bu kasenin içerisine sadece su konsaydı, soğuk havalarda çabucak donardı. Su donunca da pusula çalışmazdı. Suyun donmasını önlemek için, içerisine ispirto karıştırılır.

Kaseyi her zaman düz tutabilmek için Yalpa çemberleri kullanılır ve kâsenin dibine bir kurşun ağırlık yerleştirilir. Yalpa çemberleri, içiçe geçmiş metal halkalardır. Resimde onların ne iş gördüklerini anlayabilirsiniz.

Bir gemici, gemisine yön verirken pusuladan kolayca yararlanır. Kâsenin üzerinde kaba çizgi adı verilen bir işaret vardır. Bu çizginin pusula tahtası üzerinde gösterildiği yer, gemiciye hangi yönde gittiğini bildirir. Günümüz gemiciliğinde pusula en önemli gereçlerden biridir. Bu gereç olmadan en büyük gemiler bile denizlerde yollarını kaybederlerdî.

 


Sorularınız varsa, sorun cevaplayalım

"Yönümüzü Nasıl Buluruz ?" yazısı hakkında yorumlar

Yazıya 1 yorum yapılmış.

Ahmet Cins Aralık 26, 2016