Taslak öğretim programı görüş raporu-Derslere göre öğretmen raporları


Ocak 21, 2017

Bilindiği gibi MEB tarafından , taslak müfredat programı kamuoyu duyurulmuş, öğretmenlerden ve velilerden taslak öğretim programı hakkında görüş raporu istenmiştir.




Öğretmenlerden;

  • Kazanımlarla ilgili,
  • Öğretim programının felsefesine yönelik,
  • Öğretim programının genel amaçlarına yönelik,
  • Öğretim programının uygulama esaslarına ilişkin,
  • Öğretim Programının ölçme ve değerlendirme yaklaşımına yönelik ,
  • Öğretim Programının öğrenci seviyesine uygunluğu ile ilgili, 
  • Öğretim programının kazanım sayısının yeterliliği ilgili

görüş ve öneri bildirmeleri istenmiştir.

Konu hakkında araştırma ve inceleme yapan uzmanlar bazı önerilerde bulunmuştur. Raporunuzda da paylaşabileceğiniz bu önerileri bilginize sunuyoruz.

Sayfa içerikleri

HAYAT BİLGİSİ DERSİ taslak öğretim programı görüş raporu

Milli Eğitim Bakanlığının açıkladığı Hayat Bilgisi taslak müfredat programı önceki müfredatla karşılaştırılmış ve sonuçlar aşağıda sunulmuştur.

Yeni Müfredatta Atatürkçülük İle İlgili Kazanımlar

  1. Hayat Bilgisi kazanımları arasında “Görsel ve işitsel materyallerle Atatürk’ün sadece doğum yeri, anne ve babasının adı, ölüm yeri ve Anıtkabir üzerinde durulur”
  2. “Atatürk’ün çocukluğunu araştırır. Atatürk’ün başarılı bir öğrenci olması, ailesine değer vermesi ve çocukluk anıları üzerinde durulur”
  3. “Atatürk’ün arkadaşlarıyla işbirliği içerisinde çalışması; başkalarının görüşlerine değer vermesi; kararlılık, akıl yürütme, inandırıcılık ve insan sevgisi özellikleri üzerinde durulur” ifadesine yer verilmiştir. Sadece ifadesinin kullanılması ile Atatürk’le ilgili konular sınırlandırılmıştır.
  4. 15 Temmuz 15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Şehitleri Anma Günü kazanımlar arasına alınmıştır.

 

Eski Müfredatta Hayat Bilgisi Dersi Kazanımlarının Atatürkçülük Konularıyla Eşleştirmesi

  1. Atatürk’ün vatan ve millet sevgisi vurgulanacaktır. Yurdumuzun Atatürk’ün önderliğinde düşmanlardan kurtarıldığı
  2. Atatürk’ün hayatıyla ilgili olaylar ve olgular bilgisi Atatürk’ün doğum yeri ve tarihi, anne ve babasının adı, ölüm yeri ve tarihi, Anıtkabir’in yeri konusunda öğrencilerde merak uyandırılarak Atatürk’ün hayatını öğrenmeye istekli olmaları sağlanacaktır.
  3. Türk milletinin Atatürk’ün önderliğinde kavuştuğu hak ve hürriyetleri fark edebilme. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Atatürk’ün önderliğinde kurulduğu örneklerle açıklanacak, Türk milletinin Atatürk’ün önderliğinde birçok hak ve hürriyete kavuştuğu belirtilecektir.
  4. Dayanışmanın günlük hayatımızdaki önemi kavrayabilme. Ailedeki dayanışmaya örnekler vermeleri istenecek dayanışmanın aile ve toplum hayatında gerekli olduğunu fark etmeleri sağlanacaktır. Kurtuluş Savaşı’nın Atatürk’ün önderliğinde Türk milletinin yardımlaşması ve dayanışması sayesinde kazanıldığı
  5. Atatürk ile ilgili anıları dinlemekten zevk alış. Öğrencilerden, Atatürk’ün “Kemal” adını almasıyla ilgili anıyı araştırmaları sağlanarak edindikleri bilgileri arkadaşlarıyla paylaşmaları Dinledikleri anıdan ne anladıkları üzerinde durulacaktır.
  6. Atatürk’ün kişiliğini ve özelliklerini tanımaya ilgi duyuş. Atatürk’ün kişisel özelliklerinden sabırlı ve planlı olması, disiplinli çalışması üzerinde durularak Atatürk’ün hayatından örnekler verilecektir.
  7. Atatürk’ün öğrenim hayatı bilgisi Atatürk’ün ilköğrenimini yaptığı okulların adları belirtilerek öğrenimini askerî okullarda tamamladığı üzerinde durulacaktır.
  8. Türk milletinin Atatürk’ün önderliğinde birçok hak ve hürriyete kavuştuğunu fark edebilme. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Atatürk’ün önderliğinde kurulduğu örneklerle açıklanacak, Türk milletinin Atatürk’ün önderliğinde birçok hak ve hürriyetlere kavuştuğu belirtilecektir. Milli bayramların toplumdaki milli birlik beraberlik duygusunu güçlendiren özel günler olduğu vurgulanacaktır.
  9. Atatürk’ün insan hak ve hürriyetlerine önem verdiğini fark edebilme. Atatürk’ün hayatından çeşitli örnekler verilerek insan hak ve hürriyetlerine verdiği önem belirtilecektir. Vatandaşlık görevlerinden seçme ve seçilme hakkı üzerinde durulacaktır.
  10. Atatürk’ün kişiliğini ve özeliklerini tanımaya ilgi duyuş. Atatürk’ün kişilik özelliklerinden vatanını ve milletini çok sevmesi üzerinde durulacaktır.
  11. Atatürk’ün Türk milletine yaptığı hizmetleri fark edebilme. Atatürk’ün ülkemizin tam bağımsızlığa kavuşması ve çağdaş milletler seviyesine yükselmesi için verdiği hizmetler (Örneğin Meclisin açılışı, başkomutanlık yapması ) ve yaptığı köklü değişiklikler (Harf İnkılabı, Kılık Kıyafet İnkılabı vb.) üzerinde durulacaktır.
  12. Atatürk’ün hayatıyla ilgili olaylar ve olgular bilgisi. Atatürk’ün hayatındaki olay ve olgular üzerinde durulacaktır.
  13. Atatürk’ün güçlükler karşısında yılmadığını fark edebilme. Atatürk’ün öğrenim hayatında karşılaştığı zorluklara rağmen başarılı bir öğrenci olduğu vurgulanacaktır. Güçlükler karşısında yılmamanın önemi üzerinde durulacaktır.
  14. Türk milletinin Atatürk’ün önderliğinde bir çok hak ve hürriyete kavuştuğunu söyleme İnsan hak ve hürriyetlerine cumhuriyet yönetimiyle kavuşulduğu üzerinde durulacaktır.
  15. Atatürk’ün öğrenim hayatı bilgisi Atatürk’ün ilköğrenimini yaptığı okulların adları belirtilerek öğrenim hayatını kurmay subay olarak tamamladığı açıklanacaktır.
  16. Atatürk’ün kişiliğini ve özelliklerini tanımaya ilgi duyuş. Atatürk’ün kişilik özelliklerinden insan sevgisi üzerinde durulacaktır.
  17. Atatürk’ün insan hak ve hürriyetlerine önem verdiğini fark edebilme. Atatürk’ün önderliğinde kavuştuğumuz hak ve hürriyetler örneklendirilerek Atatürk’ün insan hak ve hürriyetlerine verdiği önem üzerinde durulacaktır.
  18. Atatürk’ün kişiliğini ve özelliklerini tanımaya ilgi duyuş. Atatürk’ün yurdumuzun düşmanlardan kurtarılmasında önder olduğu açıklanacak, kişilik özelliklerinden vatanını ve milletini çok sevmesi üzerinde durulacaktır.
  19. Atatürk’ün hayatıyla ilgili olaylar ve olgular bilgisi. Atatürk’ün hayatındaki olay ve olgular üzerinde durulacaktır. Atatürk’ün hayatı hakkında 1. ve 2. sınıfta öğrenilenler tekrar edilerek öğrencilerin resim, müzik, şiir, yazılı anlatım, drama vb. yollarla öğrendiklerini ifade etmeleri sağlanacaktır.
  20. Atatürk’ün kişiliğini ve özelliklerini tanımaya ilgi duyuş. Atatürk’ün güçlükler karşında yılmadığını fark edebilme. Atatürk’ün önceki yıllarda öğrenilen kişilik özelliklerinin yanı sıra, yurdumuzun düşmanlardan kurtarılmasında önder olduğu vurgulanacak ve Kurtuluş Savaşı sırasında karşılaştığı güçlüklere rağmen ümitsizliğe yer vermediği üzerinde durulacaktır.
  21. Atatürk’ün Türk milletine yaptığı hizmetleri fark edebilme. Atatürk’ün yurdumuzu düşmanlardan kurtardığı vurgulanacak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Atatürk’ün önderliğinde kurulduğu açıklanacaktır.

Kazanımlarının Hayat Bilgisi Dersi Konuları ile eşleştirilmesi müfredattan çıkarılmıştır.

Yeni müfredatta Atatürk’ün sadece doğum yeri, anne ve babasının adı, ölüm yeri ve Anıtkabir Atatürk’ün çocukluğu, başarılı bir öğrenci olması, ailesine değer vermesi ve çocukluk anıları, arkadaşlarıyla işbirliği içerisinde çalışması; başkalarının görüşlerine değer vermesi; kararlılık, akıl yürütme, inandırıcılık ve insan sevgisi özellikleri üzerinde çalışma yapılacağı vurgulanmıştır.

Mevcut müfredatta bulunan, yukarıda maddeler halinde açıklanmış olan kazanımların Hayat Bilgisi Dersi konuları ile eşleştirilmesine yeni müfredatında yer verilmemiştir.

4.SINIF İNSAN HAKLARI, YURTTAŞLIK VE DEMOKRASİ taslak öğretim programı görüş raporu




Metinde “Programın Yapısı”  aşağıda verilen biçimde ifade edilmiştir.

“İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi Dersi Öğretim Programı” (İHVD) öğrencilerin temelde kendisini korumasını ve kendisine zarar vermemesini, diğerlerini korumasını ve diğerlerine zarar vermemesini, bize ait olanı korumasını ve bize ait olana zarar vermemesini sağlayacak bir yapı içerisinde geliştirilmiştir.”

İnsan Hakları, Vatandaşlık ve Demokrasi konusunda birkaç makale okuyan biri bile, yukarıdaki anlatımı okuyunca dehşete düşer. Programın bu yapı içinde kurgulandığını belirten,  program hazırlama komisyonu üyelerinin hayata, insan haklarına, vatandaşlık ve demokrasi kavramına yükledikleri anlam araştırılmalı ve sorgulamalıdır. Program hazırlama komisyonlarının oluşturulmasında olması gerektiği gibi, eğitim sosyolojisi, eğitim psikolojisi, eğitim ekonomisi, program geliştirme, ölçme ve değerlendirme alanlarından yetkin uzmanlara yer verilmediği konusunda duyumlar vardır. Yukarıdaki ifade,  program hazırlama komisyonunda konu alanında yetkin uzmanların da olmadığını düşündürmektedir.

Ünite ve kazanımların yapılandırılmasında insanı merkeze alarak ,”canın ve tenin dokunulmazlığı” ya da literatürdeki ifadesiyle  “yaşama hakkı ve beden bütünlüğü”, “hak”, “özgürlük”, “sorumluluk”, “adalet”, “eşitlik”, “uzlaşı”, “yurttaşlık”, “birlikte yaşama”, “farklılıklara saygı”, “hukukun üstünlüğü”  gibi kavramlar genel çerçeveyi oluşturmuştur denmiştir.

Dünya alan yazınında “Hukuk İlintili Eğitim” kavramıyla nitelendirilen İHVD disiplin alanının öğretim programında “Hukuk” kavramı yalnızca 4 kez geçmekte, programın genel amaçlarında “hukuk” sözcüğü anılmamaktadır.

İHVD ders programında değerlerin ÖRTÜK olarak kazandırılacağı belirtilmiş ve değerler 5 madde halinde sıralanmıştır. Oysa “örtük” kavramı öğretim programında yazılmamış, hedeflenmemiş anlamına gelmektedir.  Resmi programda “örtük” hedefler, “örtük” değerler olmaz. Program geliştirme dersi alan bir öğretmen resmi programda bu kavramın kullanılmayacağını bilir.

İHVD ders programında 29 ifade kazanım olarak belirtilmiştir. “Kazanım” terimi eğitim süreci sonunda öğrencinin sahip olması hedeflenen özelliklerin ifadesidir. 29 kazanımın bireyde oluşturacağı özellikler; açıklar, bilir, örnekler verir, farklılıkları açıklar, fark eder, karşılaştırır, ifade eder, örnekler verir, saygı gösterir, yolları arar ve sorgular gibi hedefler hiyerarşisinde ilk düzeyler olan “hatırlama” ve “kavrama” düzeyindedir.

Bu düzeydeki kazanımlarla mı çocuklarımız çağdaş dünyanın bilim ve teknolojisiyle yarışacak? Alt düzey bilgilerle oyaladığınız çocuklar okuduklarını nasıl anlayacak, gözlemlediklerini nasıl yorumlayacak, dünyada ve ülkede meydana gelen insan hakları ihlallerini nasıl fark edecek ve çözüm önerileri geliştirecek?

Kazanımların altında yer alan açıklamalarda da; değinilmelidir, vurgu yapılmalıdır,  belirtilmelidir, dikkate alınmalıdır, üzerinde durulmalıdır, yer verilmelidir, odaklanılmalıdır gibi, programı uygulayacak öğretmene de, programa hizmet edecek kitap yazarlarına da somut ipuçları vermeyen ve alt düzey ifadeler kullanılmıştır.

İHVD 4. sınıf ders programı kapsamında “Vatandaşlık” kavramı, Cumhuriyetle birlikte bir ümmet toplumundan nasıl yurttaş, vatandaş, birey olduğumuz, “Hukuk devleti” kavramı, “insan hakları” “demokrasi” kavramları ve ilkelerinin çocukların yaş ve gelişim özellikleri dikkate alınarak öğretilmesi hedeflenmeliydi. Demokrasisi gelişmiş ülkeler İHVD kavramlarının yaşayarak öğretilmesine okul öncesi eğitimde başlamaktadırlar.

Hazırlanan ve eleştiriye açılan bu program taslağının uygulanması, ezberci, alt düzey bilgilerle donatılmış çocuklar yetişmesine sebep olarak,  olumsuz durumlar yaratabilir.

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi taslak öğretim programı görüş raporu




Bu taslak metin, Yeni Osmanlıcı bir anlayışı, tarihin öğretilmesinde ve dolayısıyla da “tarih algısının inşasında” merkeze koyan ve menzili bu merkez üzerinden çizen ideolojik bir propaganda aygıtı olarak değerlendirilebilir. Bu anlamda yayınlanan “Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi” taslak programı, tarihi metodoloji açısından da sıkıntılarla doludur.

Öğretim Programıyla İlgili Görüşlerimizi Maddeler Halinde Sıralarsak:

  1. Siyasal iktidarın baskın biçimde kullandığı “Yeni Osmanlıcılık” siyaseti, programın içine nüfuz etmiştir. Cumhuriyet ile Osmanlı’nın birbirinin karşıt tezi olduğu inkar edilircesine, ikisi arasında bir evrim ilişkisi olduğu mesajı verilmek istenmiştir.

Kastedilmek istenen tarih içinde süreklilik oluşturan bazı gelişmeler ise bu doğrudur. Örneğin, Osmanlı’nın son dönemlerinde kurtuluş arayışlarının, laikleşme çabalarının ve kalkınma taleplerinin Osmanlı aydınlarının bir kesimi tarafından savunulduğu ve süreklilik gösterdiği bir gerçektir. Ancak bu tür konularda bir sürekliliğin olması Osmanlı ve Cumhuriyet arasındaki kopuşun üzerini örtmez veya bu kopuşla çelişmez. Bu anlamda Cumhuriyet Osmanlı’nın bir devamı değil, Osmanlı’dan bir kopuştur. Cumhuriyet Osmanlı’ya rağmen kurulmuş ve Osmanlı’yı tasfiye etmiştir.

Bu anlamda “Yeni Osmanlıcılık” siyaseti gereği, programın hiçbir yerinde, Osmanlı imparatorluğunun ömrünü tamamlamış oluşuna, bir saltanat devleti oluşuna, Türkiye Halkının geri kalışındaki rolüne, İstanbul’daki Osmanlı hükümetinin Kurtuluş savaşına karşı çıkışına ve devrimci önderlerin aleyhinde yayınladığı fetvalara değinilmemesi hiç de şaşırtıcı olmamıştır. Doğal olarak Türk Devriminin “neyi devirdiği” bu taslak metinde anlaşılabilir olmaktan çıkmıştır.

  1. Taslağın hazırlanmasındaki bir başka sıkıntı “bağlam” sıkıntısıdır. Atatürk Devriminin tarihsel önemi, gündelik siyasi polemiklere ve demagojilere malzeme yapılmış ve özünden yalıtılmıştır. Örneğin laiklik iğdiş edilmiştir. Bu anlamda taslak, felsefi açıdan öksüz olarak nitelenebilir.

Program, bilinçaltına mesaj gönderen bir yöntemle Osmanlı ile Cumhuriyet arasında bir süreklilik vurgusu yapmakta ve İnkılap terimini ters yüz etmektedir. Devrim sözcüğü yerine İnkılap tercih edilmesinin de anlamı burada gizlidir; İnkılap, üzerinde kavram karmaşası yaratılmaya çok daha müsait bir terimdir. Bakanlığın, Türkçe sözcük kullanmak yerine dilimizden arınmış sözcükleri yeniden programların içine yerleştirme hevesi geçen yıl yayınlanan “Ortaöğretim Tarih Dersi Öğretim Programı” taslak metninde de göze çarpan bir durum olarak kayda geçirilmişti.

  1. Öğretim Programından, temel becerileri tarif ederken “eleştirel düşünme, yenilikçilik, insiyatif alma” ve benzeri beklentilerin dile getirilmesi de ironik bir durum olarak değerlendirilebilir. Nitekim İlköğretim ve Ortaöğretimin tamamına yayılmış “değerler eğitimi” adı altında yürütülen politika “eleştirel düşünen” değil “düşünmeyen” bireyler yetiştirmeye yönelmiş görünmektedir.
  2. Örneğin “bağlam, süreklilik, kopuş, devrim, inkılap, inkılapçılık” ve benzeri kavramlar açısından bakıldığında 1. Ünitede “Bir Kahraman Doğuyor” adı altında işlenen konularda, Mustafa Kemal’in daha gençlik yıllarındaki devrimci eylemlerine yer verilmemiştir. Bu nedenle, Mustafa Kemal’in mezun olduktan sonra Abdülhamit İstibdatına karşı mücadelesi neticesinde gözaltına alınması ve Bekirağa koğuşunda işkenceden geçmesi ve yine Şam’daki görevi sırasında “Vatan ve Hürriyet” adı altında devrimci bir örgüt kurması gibi gerçekler dile getirilmemektedir.

Ancak tüm bu bilgiler verilmeden Ünitenin “Beceri” beklentisinde, öğrencilerden Atatürk’ü model alarak “liderlik” özellikleri göstermesi istenmektedir. Gizlenen bir Atatürk ile beklenti arasında bir çelişki olduğu kaçınılmaz bir gerçekliktir.

  1. Ünite’nin ikinci konu başlığı da tam anlamıyla tarihe ayar verme amacı taşımaktadır: Kut’ül-Amare bir “zafer” olarak nitelenirken Çanakkale bir “cephe” olarak ifade edilmektedir. Çanakkale’nin bir zafer olarak nitelenmekten kaçınılıp bir cephe olarak ifade edilmesindeki gizil amacın ne olduğu sorgulanmalıdır.
  2. Ve 3. Ünitenin tamamında, Kurtuluş Savaşı ve Milli Mücadele dönemi boyunca, İstanbul’daki Osmanlı Hükümeti’nin olumsuz tutumu, ayaklanmalardaki rolü, işgalcilerle işbirliğine yönelik hiçbir ifade bulunmamaktadır. Bu iki ünitede Osmanlı’nın karşıt rolünün silikleştirilmeye çalışılması “tarih inşacılığı çabasına” önemli bir örnek olarak değerlendirilmelidir.
  3. Ünitede mevcut programda “Harf İnkılabını ve Millet Mekteplerini, eğitimin yaygınlaştırılması ve çağdaş Türk toplumunun oluşturulması açılarından değerlendirir.” Olarak ifade edilen tarihsel olaylar taslak programda “Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Harf İnkılabı, Millet Mektepleri, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu ele alınır.” Olarak ifade edilmektedir. Bir başka deyişle mevcut programda neden-sonuç ilişkisi içerisinde değerlendirilen devrimler, taslakta “ele alınacak” konular olarak ifade edilmektedir. Bu örnek, hemen bütün Cumhuriyet kazanımlarına yaklaşımlarda açıkça görülmektedir.
  4. Adında “Atatürkçülük” ibaresi olan dersin yine 4. Ünitesi de “Atatürkçülük ve Çağdaş Türkiye” olarak isimlendirilmiştir. 7 Ünitenin tamamında ve özellikle de 4. Ünitede Atatürkçülük adına tek bir kez bile “laiklikten” bahsedilmemesi son derece ürkütücüdür. Bu anlamda hem çağdaşlaşma çabalarının ve hem de yakın tarihimizin en önemli aydınlanma girişimi olan laiklik ilkesinin ortadan kaldırılmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendirmek gerekmektedir.
  5. Taslak programda ünite sayısı yine 7 olarak korunmuş ama hem ünitelerin ismi ve hem de içerikleri değiştirilmiştir. Örneğin mevcut programda 7. Ünitenin adı “Atatürk’ten Sonra Türkiye: İkinci Dünya Savaşı ve Sonrası” iken, taslakta “Atatürk’ün Ölümü ve Sonrası” olarak değiştirilmiştir. Böylelikle “AB ile İlişkiler, Körfez Savaşı, SSCB’nin Dağılması” gibi konular programdan çıkartılmış, konu anlatımı 1945 tarihiyle sınırlandırılmıştır.

Bu arada, Kurtuluş Savaşı’nın tartışmasız ikinci lideri İsmet İnönü’ye hiç değinilmemekte, O’nun II. Dünya Savaşı sırasındaki akılcı politikası yok sayılmakta, çok partili hayata geçişte ortaya koyduğu irade görmezden gelinmektedir.

Böylelikle tarih dersi, yakın tarihsiz bir tarih dersine dönüştürülerek öğrencilerden adeta bilgi kaçırılmaktadır.

  • Yalnızca tarih dersleri açısından değil, tüm öğretim programlarında bulunması gereken ve Atatürk’ün kendisini en iyi şekilde ifade ettiği iki özlü sözüne bu programda da rastlanmadığı ifade edilmelidir:
    1. Benim manevi mirasım akıl ve bilimdir.
    2. Hayatta en gerçek yol gösterici bilimdir.
  • Taslak metnin temel problemlerinden birinin, metodolojik olduğunu yinelemek gerekiyor. Metin, kıyas yapmaya imkan tanımadığı gibi, neden sonuç ilişkileri üzerine de bir kavrama becerisi geliştirmekten yoksun. Tarih, bu anlamda diyalektik olarak değil, yalıtılmış olarak servis ediliyor.

BİYOLOJİ (ORTAÖĞRETİM) taslak öğretim programı görüş raporu

 

MUHAMMED’İN HAYATI dersi taslak öğretim programı görüş raporu

Hz. Muhammed’in Hayatı adlı ders seçmeli olarak 5. Sınıftan 12. Sınıfa değin okutulmaktadır.








Önceki programda bu dersin amacı olarak şunlar ifade edilmektedir;

Hz. Muhammed’in hayatını ana temalarıyla tanımaları,

İslam dininin doğru anlaşılmasında Hz. Muhammed’e olan ihtiyacı fark etmeleri,

Hz. Muhammed’in İslamı yaşamada örnek olduğunu kavramaları,

Hz. Muhammed’in hayatını bütüncül bir yaklaşımla öğrenmeleri amaçlanmaktadır.

Programın Uygulanmasına İlişkin İlke ve Açıklamalar bölümünde de;

“…Ünite konuları ayet ve hadisler temel alınarak işlenmelidir. Öğrencilerin konuyu kavramaları esas alınacak ve öğrenciler, konularda geçen ayet ve hadisleri ezberlemeye zorlanmayacaktır. Üniteler ele alınırken konular günlük hayatla ilişkilendirilecektir…” şeklindeki ifadeler dikkat çekmektedir.

Yeni Taslak Programda ise dersin amacı şu şekilde ortaya konulmaktadır;

Peygamberimiz’in Hayatı dersi Öğretim Programı ile 1739 Sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nda yer alan “Türk Millî Eğitiminin Genel Amaçları ve Temel İlkeleri”ne uygun olarak öğrencilerin;

  1. Peygamberlik kavramı ile peygamberlerin özelliklerini açıklaması,
  2. Peygamberimiz’i (s.a.v.) tanıması ve sevmesi,
  3. Peygamberimiz’in (s.a.v.) doğduğu çevrenin genel özelliklerini tanıması,
  4. Peygamberimiz’in (s.a.v.) beşeri ve nebevi yönünü fark etmesi,
  5. Peygamberimiz’in (s.a.v.) örnek kişiliğinin bireysel ve toplumsal yönünü kavraması,
  6. Sahabe kavramını ve sahabilerin örnekliğini kavraması,
  7. Kültür ve medeniyetimizdeki peygamber sevgisinin tezahürlerini fark etmesi,
  8. Peygamberimiz’in (s.a.v.) hayatını bütüncül bir yaklaşımla tanıması amaçlanmaktadır.

Görüleceği üzere yeni taslakta amaçlar eskisine oranla daha spesifiktir. Kullanılan dil daha ideolojik / ümmetçi bir içeriktedir. Ayrıca dersin kapsamı genişletilmiş ve sahabe kavramı da dahil edilmiştir. Oysa sahabe konusu dersin adı düşünüldüğünde kapsam dışı olmalıydı. Yine sahabe kavramı işlenirken; “Sahabenin Örnekliği” gibi bir konunun da programa alındığını görüyoruz. Bu noktada şu soru sorulabilir;

Hangi sahabenin örnekliğinden bahsediyorsunuz?  Birbiriyle savaşan, birbirini katleden, hatta birbirini ateşe veren sahabelerden hangisini örnek alacağız?

İslam inanç ve kültüründe sahabe kavramı ihtilaflı bir kavramdır. Yeni taslakta Emevi referanslı Sünni anlayışın sahabe görüşü esas alınmaktadır.  Ancak farklı islamî disiplinler bu kavrama son derece değişik bir yaklaşıma sahiptirler. Gayet net bir şekilde anlaşıldığı üzere sahabe kavramı adı altında tarih dışı bir sahabe düşünce ve inancı inşa edilmeye çalışılmaktadır. Sözgelimi; sahabe kavramı adı altında Muaviye de öğrencilere sevdirilmeye mi çalışılacaktır?

Nitekim yeni taslak programda değerler başlığı altında öğretilmesi istenen değerlerin listesi verilirken “sahabe sevgisi” de bir değer olarak yer bulmuş. Anlaşıldığı üzere Muaviye’yi sevmek de bir değer olarak öğrencilere dayatılacak. Nitekim yeni taslakta 5. Sınıfta “Peygamberimiz ve Sahabileri” başlıklı V. Ünitede kazanımlara ilişkin açıklamalar bölümünde “aşere – i mübeşşere” kavramından bashsedilerek sahabe konusu işlenirken bu kavrama öncelik verilmesi istenmektedir. Oysa bu kavram, tamamen uydurma bir kavramdır. Hiçbir ciddi muhaddis / hadi bilgini bu kavrama ilişkin hadisleri sahih / doğru kabul etmemektedir. Aşere – i mübeşşere, peygamber tarafından cennetle müjdelenen on sahabi demektir. Bu yöndeki hadisler sonradan uydurulmuştur. Böylesi uyduruk bir kavramın ders müfredatında ve öğretim programında yer bulması eğitime egemen olan dinî anlayış açısından son derece düşündürücüdür.

Sözde “aşere – i mübeşşere” şu isimlerden oluşmaktadır.

Ebu Bekir, Ömer bin Hattab, Osman bin Affan, Ali bin Ebi Talib, Talha bin Ubeydillah, Zübeyr bin Avvam, Abdurrahman bin Avf, Sa’d bin Ebi Vakkas, Said bin Zeyd, Ebu Ubeyde bin Cerrah.

Oysa bu kişilerin neredeyse tümü birbiriyle savaşmış, birbiriyle derin anlaşmazlıklar içine yuvarlanmış kimselerdir. Böyleyken nasıl olurda cennetle müjdelenmiş olabilirler?

Yeni taslak programda değerler başlığı altında verilen lisetede “cihad” kavramı da bulunmaktadır. Bakanlık cihadı bir değer olarak niteliyor. Fakat cihad özellikle son dönemde pek çok tartışmanın odağında yer alan bir kavram. Yeni programda cihadın nasıl anlatılacağını konuların yazımı gerçekleştiğinde göreceğiz. IŞİD de, Nusra da cihad ettiğini iddia ediyor. Bakalım bizim bakanlığın cihadı nasıl bir içeriğe sahip olacak?

Ayrıca ne ilginç ki, değerler listesinde “kanaatkarlık” yer alırken “çalışkanlık” kendine yer bulamamış. Yoksa bakanlık çalışkanlığı bir değer olarak görmüyor mu?

Yeni taslakta ilke ve açıklamalar bölümünde eskisinden farklı olarak; öğrencilere ayet ve hadislerin anlamlarının ezberletilmesi konusunda zorlama olmasa da teşvikin olması gerektiği belirtilmektedir. Oysa eskisinde ayet ve hadisleri ezberlemeye ilişkin zorlama yapılmaması gerektiği ifadesiyle yetinilmekteydi.

Hem eskisi hem de yenisi olmak üzere öğretim programlarında bütüncül olarak tekçi bir anlayış egemendir.  Hz. Muhammed’in hayatına ilişkin farklı görüş ve düşüncelere hiçbir şekilde yer verilmemiştir. Oysa Hz. Muhammed’in doğum tarihi, ilk vahyi nerede aldığı, akrabalarıyla ilişkileri, Kur’an’ın oluşum süreci gibi pek çok konuda İslam din bilginlerinin ve tarihçilerin fikir ayrılığı içerisinde olduğu konular bulunmaktadır. Bunların tümünü yok sayıp sanki peygambere ilişkin her şeyin gayet net ve üzerinde ihtilaf bulunmayan konular olduğu düşüncesiyle bir program hazırlandığını görüyoruz. Bu durum bilimsellik açısından son derece sorunludur.

  1. Sınıf İçin Önceki Öğretim Programı Hakkında Değerlendirme

  1. Sınıflar için biri bakanlık diğeri de özel sektör tarafından hazırlanan iki ders kitabı mevcuttur. Her iki ders kitabı da bakanlığın internet sitesinde bulunmaktadır. İki ders kitabı da bakanlıkça belirlenen öğretim programı doğrultusunda ünite ve konu başlıklarını esas almıştır.

Konuların metinleri arasında bazı farklar olsa öğrencilere verilmek istenen mesaj ve bilgiler özdeşlik arz etmektedir. Bu bağlamda 5. Sınıf öğretim programında ve ders kitabında şu konuların işlendiğini görmekteyiz;

Genel Hatlarıyla Hz. Muhammed’in hayat hikayesi,

Hz. Muhammed’in temizliğe verdiği önem,

Hz. Muhammed’in sosyal ilişkileri,

Hz. Muhammed’in ahlakî özellikleri,

Hz. Muhammed ve çocuk sevgisi.

  1. sınıf öğretim programında ve ders kitaplarında dikkat çeken bir husus olarak; “İnsanların Kardeşliği” başlığı altında bütün insanları; dili, dini, rengi ne olursa olsun sevmenin öneminin anlatılmış olmasını zikretmek yerinde olacaktır. Ayrıca Hz. Muhammed’in engellilerle ilgili güzel uygulamalarından örnekler verilmesi de programın ve ders kitaplarının son derece olumlu yanlarından biri olarak kaydedilmelidir.

Yeni Taslak Programda 5. Sınıf

Taslak olarak sunulan öğretim programında eskisine oranla bilimsel dilden uzaklaşma var. Yeni programdaki dilde Arapça kelime ve tabir ağırlığı daha fazla. İdeolojik / ümmetçi referans daha kuvvetli.

Buna göre 5. Sınıf taslak programı şu şekilde düzenlenmiştir;

Peygamberimizin Çocukluk Yılları,

Peygamberimiz ve Çocuklar,

Peygamberlik ve Peygamberimiz,

En güzel örnek Peygamberimiz,

Peygamberimiz ve Sahabileri,

Peygamberimizin Şemaili.

Bu programda eskisinden farklı olarak; “Peygamberimiz ve Sahabileri” ile “Peygamberimizin Şemaili” adlı iki yeni öğrenme alanı belirlenmiş.  Sahabe meselesi ve sahabiler konusu hakkında evvelce fikrimizi ortaya koyduğumuz için tekrar değinmiyorum. İlaveten şemail meselesine değinmek isterim.

Peygamberin şemaili başlığı altında daha ziyade peygamberin fiziki özellikleri ele alınmaktadır. Saçı, sakalı, boyu- posu, giyim kuşamı gibi konuların ele alındığı bu alanın bir öğrenme alanı olarak belirlenmiş olması ilginçtir. Zira bu gibi özelliklere diğer alanların içinde kısaca değinilebilirdi. Yoksa peygamberin fiziki özellikleri konusu üzerinden topluma yeni bir giyim kuşam propagandası mı yapılmak istenmektedir? Henüz içerik yazılmadığı için bunu bilmiyoruz. Ancak evvelki programda giyim kuşam konusunda daha bilimsel ifadeler mevcuttu; peygamberin özel bir kıyafetinin olmadığı, iklim koşullarına ve toplum kültürüne göre giyindiği ifade edilmekteydi.

  1. Sınıf Önceki Öğretim Programı Hakkında Değerlendirme

Birinci Ünitede her kademede olduğu gibi “Hz. Muhammed’in Hayatını Hatırlayalım” başlığıyla yine peygamberin hayatı hakkında genel bilgiler sunulmaktadır. Bu ünitede, peygamberin doğumu, çocukluğu, peygamber oluşu ve vefatı ele alınmaktadır.

İkinci Ünitede beslenme başlığı altında; Hz. Muhammed’in dengeli ve ölçülü beslenme konusundaki tutum ve davranışları işlenmektedir.

Üçüncü Ünitede peygamberin inancı, sabrı ve Allah’a olan güveni ele alınmaktadır.

Dördüncü Ünitede peygamberin çevre konusundaki tutum ve sözleri üzerinden çevre bilinci üzerinde durulmaktadır. Öğretim programının ve müfredatın en güzel konularından biri çevre konusudur. Son derece bilimsel ve çevreci bir dil ile konular işlenmektedir.

Diğer iki ünitede de Aile Sevgisi, Sempatik ve Esprili Konuşmak ve Empati konusu ele alınmaktadır. Dolayısıyla öğrencilerde oluşturulmaya çalışılan peygamber algısı modern bir görünüm sunmaktadır.

  1. Sınıf İçin Yeni Taslak Program Hakkında Değerlendirme

Yeni taslak programda yine kapsam dışı olmasına rağmen, mezhepçi anlayışla sahabe kavramına vurgu ön plana alınmış. Sahabe konusuna müstakil bir ünite ayrılmışken “ehlibeyt” kavramı ise sadece bir konu ile geçiştirilmiştir. Böylece Şii ve Alevi Müslümanlar için en önemli kavramlardan biri olan ehlibeyt kavramı sahabe kavramı karşısında önemsizleştirilmeye çalışılmıştır.

Ayrıca; “peygambere bağlılık ve itaat” başlığı altında biat kültürünün takviyesinin amaçlandığı görülmekte / sezilmektedir.

Neticeten; 6. Sınıf için öngörülen taslak programda da ideolojik / ümmetçi / mezhepçi toplum idealine uygun olarak biat ve itaat kültürü öne çıkarılmıştır.

Yeni taslak programın bilimsel açıdan evvelki programdan daha geri bir içeriğe sahip olduğunu belirtmeliyim.

Gerek çevre bilinci gerek empati kavramı gerekse esprili konuşma gibi modern yaklaşımlara yeni taslak programda yer verilmemiştir.

  1. Sınıf Önceki Öğretim Programı Hakkında Değerlendirme

Bu programda peygamberin hayat hikayesi kısaca tekrar anlatılmakta, daha sonra peygambere ilişkin başka bir takım özel konulara girilmektedir. Özellikle peygamberin giyim kuşamıyla ilgili olarak; kazanımlar bölümünde; onun özel bir kıyafetinin olmadığı, şartlara ve iklim koşullarına göre giyindiğinin vurgulanması istenmektedir. Bu son derece bilimsel bir bakışı yansıtmaktadır.

Yine Hz. Muhammed’in ibadete ilişkin tutum ve görüşleri ele alınırken; “ibadetin sadece namaz ve oruç gibi formlardan oluşmadığı, hayatının tümünü kapsadığı” şeklinde bir açıklama yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu da son derece doğru ve isabetli bir yaklaşımdır.

Hz. Muhammed ve Toplumsal İletişim adlı öğrenme alanında; başkalarının özel hayatına saygı konusu ele alınarak yine son derece modern bir peygamber algısı oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu yaklaşımın gayet doğru ve bilimsel olduğunu belirtmeliyim.

  1. Sınıf İçin Yeni Taslak Program Hakkında Değerlendirme

Bu taslak programda da yine mezhepçi bir anlayışla sahabe kavramına yoğun bir vurgunun yapıldığını görüyoruz. Fakat ehlibeytle ilgili herhangi bir konuya yer verilmediği de görülmektedir.

Yine bu programda Hz. Muhammed’in hayatına ilişkin pek çok tartışmalı konu, sanki hiç tartışma yokmuşçasına ele alınmaktadır. Bunlardan biri isra ve miraç hadisesidir. İsra ve miracın Kudüs’ten olduğu yönündeki tartışmalı bilgi, kesin doğru kabul edilerek programa alınmış fakat bu konudaki farklı görüşlere; sözgelimi, isra ve miracın Mekke’de vuku bulduğu ve Mescid- i Aksa’nın da Mekke’nin dış mahallerinin birinde yer alan bir mescid olduğu yönündeki iddialara hiç temas edilmemiştir.

Ayrıca peygamber ve oruç konusu ele alınırken de mezhepçi bir yaklaşımın sonucu olarak Muharrem orucuna hiç yer verilmemiştir.

  1. sınıf için öngörülen taslak programın evvelki programdan daha geri ve daha ideolojik / ümmetçi/ mezhepçi bir içeriğe sahip olduğu gözlenmektedir.

Gerek giyim kuşam konusunda, gerek ibadet anlayışı konusunda gerekse başkalarının özel yaşamına saygı konusunda önceki programda yer alan modern yaklaşım yeni taslak programda kendine yer bulamamıştır.

 

  1. Sınıf Önceki Öğretim Programı Hakkında Değerlendirme

Bu programda dikkat çeken en önemli husus; peygamberin oyun, eğlence ve spor hakkındaki görüşlerinin ele alınmasıdır. Peygamberin oyuna, spora, düğünlerde müzik ve eğlenceye karşı olmadığı, tam tersine belli ölçüler içerisinde bu konularda teşvik edici bir tutuma sahip olduğu işlenmektedir. Bu son derece doğru, isabetli ve modern bir yaklaşımdır. Peygamberin gerçek ve modern kimliğini yansıtan bu ifadelerin programda ve ders kitaplarında yer alması, çağdaş yaşamla din arasındaki bağın güçlenmesi açısından son derece isabetli bir tutumdur.

“İnsan Hakları ve Adalet” başlıklı ünitede, bütün insanların kardeşliği işlenmekte, ırk, renk ve dil ayrımının peygamberin kabul etmediği bir anlayış olduğu vurgulanarak yine son derece modern bir peygamber algısı sunulmaya çalışılmaktadır. Bu yaklaşım da son derece doğru ve isabetlidir. Yine ayrıca bu ünitede adil yargı kavramı da ele alınmaktadır. Bu konuda peygamberin referans gösterilmesi de doğru dini anlayış açısından bizce son derece isabetlidir.

  1. Sınıf İçin Yeni Taslak Program Hakkında Değerlendirme

Yeni taslak programda bir önceki programda yer alan modern yaklaşımdan son derece uzaklaşıldığı görülmektedir. Sözgelimi çevrecilik kavramı yerine “tabiat sevgisi” kavramı gelmiştir. Sahabe vurgusu devam ettirilmiştir. Ayrıca bu programda Osmanlıcı bir tutum da mevcuttur. Peygamberimizin hayatı konusu ile Osmanlı arasında bağ kurulmaya çalışılması da son derece absürt ve bilim dışı bir yaklaşımdır. “Kutsal Emanetler” kavramı üzerinden padişah Yavuz’a, halifeliğe ve onun üzerinden Osmanlıcılığa bir geçiş yapılmaya çalışıldığı gözlenmektedir.

Oysa kutsal emanetler denilen nesnelerin büyük çoğunluğunun sahte olduğu bugün bilimsel olarak ispat edilmiş durumdadır. Bu husus göz ardı edilerek programa böyle bir konunun eklenmiş olması bilimsellikten geriye gidiş bakımından son derece ibretlik bir örnek oluşturmaktadır.

  1. Sınıf Önceki Program Hakkında Değerlendirme

Bu programda da öncelikle Hz. Muhammed’in hayatı tekrar ana hatlarıyla ele alınmaktadır. Daha sonra ayrıntıya girilerek peygamberin yaşamına ve kişilik özelliklerine ilişkin pek çok konu üzerinde durulmaktadır. Ancak dikkat çekici bir kaç unsur göze çarpmakta.

Özellikle “Eşitlik” başlıklı ünitede insanların eşitliği düşüncesi ve hukukun üstünlüğü vurgulanıyor. Ayrıca istişare kavramı çerçevesinde Hz. Muhammed’in başkalarının fikirlerine önem verdiği ve farklı görüşlere saygı gösterdiği belirtilmektedir.

  1. Sınıf İçin Yeni Taslak Program Hakkında Değerlendirme

Yeni taslak programda “Asr- ı Saadet ve Raşid Halifeler” başlıklı yeni bir öğrenme alanı ihdas edilmiştir. Dersin peygamber dönemi dışına taşırılması ve kapsamının genişletilmesinin amaçlandığı gözlenmektedir.

Özellikle “Raşid Halifeler” adlandırması mezhepçi yaklaşımın en bariz örneklerinden birini teşkil etmektedir. İlk üç halifenin raşid ( adil, dürüst, rüşd ve olgunluk sahibi ) olarak nitelenmesi Şii ve Alevi Müslümanların kabul etmediği bir husustur.

Yine mezhepçi bir uygulamanın sonucu olarak peygamberimizin eşi Hatice’den bahsedilirken kullanılan “Hz.” ifadesi, peygamberimizin amcası ve Hz. Ali’nin babası olan Ebu Talip’ten bahsedilirken kullanılmamaktadır. Bu tavır Ebu Talip’in Müslüman olduğu yönündeki Şii ve Alevi anlayışı kabul etmeme ve onun müşrik olarak öldüğü yönündeki Sünni tutuma bağlı kalmanın bir yansımasıdır.

Yine bu programda ilk vahyin nerede geldiği konusundaki farklı yaklaşımların da yer bulmadığını görmekteyiz.

Yeni programın öncekinden daha geri bir anlayışa sahip olduğu görülmektedir. İnsanların eşitliği düşüncesi, hukukun üstünlüğü, Hz. Muhammed’in başkalarının fikirlerine önem verdiği ve farklı görüşlere saygı gösterdiği gibi hususlara yeni programda rastlanmamaktadır.

  1. Sınıf Önceki Program Hakkında Değerlendirme

Bu programda son derece modern bir anlayışla peygamberin; inanç ve ibadet konusunda dengeli olunması gerektiği, hasta olunduğunda tedavi olunması gerektiği yönündeki tutum ve görüşlerine yer verilmiştir. Ayrıca ayet isabetli bir biçimde Hz. Muhammed’in din, ibadet, inanç ve fikir özgürlüğü yanlısı olduğu, kadın ve erkek eşitliğini savunduğu belirtilmektedir.

  1. Sınıf İçin Yeni Taslak Program Hakkında Değerlendirme

Bu sınıf düzeyi için önerilen taslak programda önceki programdaki modern yaklaşımın terkedildiği ve daha ideolojik / ümmetçi / mezhepçi bir içeriğin benimsendiği görülmektedir.

Programa siyer dışı; sözgelimi hadis ilmi ile ilgili konuların dahil edildiği, ümmetçi bir anlayışla da İslam Medeniyeti kavramı altında ulus bilinci yerine ümmet şuuru oluşturma çabasının hakim olduğu gözlenmektedir.

Yine ayrıca bu programda da yoğun bir sahabe vurgusu öne çıkarılmaktadır.

Özetle ders büyük ölçüde kapsamı dışına çıkmış durumdadır.

  1. Sınıf Önceki Program Hakkında Değerlendirme

Bu programda peygamber referans gösterilerek, ekonomik hayatla ilgili; helal kazanç kavramına, emeğe, alın terine, ölçü ve tartıda dürüstlüğe, işini iyi yapmaya ilişkin son derece güzel ve isabetli bir içerik söz konusudur.

Yine bu programda gayet olumlu bir şekilde peygamber referans gösterilerek; sadece ahiret için değil dünya için de çalışmak gerektiği, toplumsal barışın çok önemli olduğu, barış insanı olmak gerektiği, farklı din ve kültür mensuplarına saygı göstermek gerektiği, onlarla iyi bir iletişim içerisinde olmak gerektiği, kültürler arası etkileşimin doğal ve yararlı olduğu gibi konular işlenmektedir.

Dolayısıyla önceki program (bu program) son derece iyi, bilimsel ve modern bir içeriğe sahiptir.

  1. Sınıf İçin Yeni Taslak Program Hakkında Değerlendirme

Yeni programda önceki tüm olumlu unsurlar ve doğru yaklaşımlar terkedilmiş durumdadır. Helal kazanç, alın teri, emeğe saygı, toplumsal barış, farklı din ve kültürlere saygı gibi konular programdan çıkarılmış ve yerine “Raşid Halifeler” başlığı altında Ebu Bekir’in soyu, halife seçimi, sözde ridde savaşları, sözde fetihler, Halife Ömer’in soyu, halife seçimi, sözde fetihleri, ganimetleri gibi konular konulmuştur. Ama ne hikmetse insan yakma konusunda IŞİD’e ilham veren bir uygulama olarak; Ebu Bekir’in ridde hadiseleri sırasında canlı canlı insan yakarak cezalandırma yoluna başvurduğuna değinme konusunda taslak programda herhangi bir işaret yoktur.

Ders yine siyerin dışına taşırılarak İslam tarihi alanına yayılmaya çalışılmıştır. Ayrıca “İslam Medeniyetinin Hedeflediği İnsan Modeli” gibi başlıklar altında da ders ideolojik amaç doğrultusunda hedefinden saptırılmış, ulus yerine ümmet bilinci oluşturma gayretine yönelinmiştir.

  1. Sınıf Önceki Program Hakkında Değerlendirme

Bu programda Hz. Muhammed referans gösterilerek; bilginin, eğitimin, değişimin, erdemli insan olmanın, sevgi ve merhametin, toplumsal dayanışma ve paylaşmanın, güçsüzlere yardımın, uluslararası anlaşmalara sadakat ve uluslararası barışın önemi işlenmiştir. Programda anılan konulara yapılan vurgu son derece isabetli ve son derece modern bir yaklaşımı yansıtmaktadır.

  1. Sınıf İçin Yeni Taslak Program Hakkında Değerlendirme

Yeni programda “Raşid Halifeler” başlığı altında Halife Osman ve Hz. Ali efendimiz hakkında bir takım bilgiler verilmeye çalışılmaktadır. Ancak burada da bilimsel dürüstlüğün ve objektivitenin izlerine rastlamak mümkün görünmemektedir.

Bu programda da özellikle Halife Osman’la ilgili olmak üzere fetihçilik övgülenmekte, ganimet kültürü zımnen de olsa yüceltilmektedir. Halife Osman’ın akrabalarını özellikle de Muaviye’yi kayırmasına ayrıca israf dolu ve lüks yaşamına ise hiç değinilmemektedir.

Yine dersin kapsamı dışına çıkılarak hadis ilmi konusuna girilmekte, hadis ilmi ile ilgili bir takım terim ve kavramlar ele alınmaktadır.

“Peygamberin Hayatında Cihad Kavramı” başlığı altında cihatçılığa yol açacak yeni bir yaklaşım programa hakim kılınmaya çalışılmıştır. İslam’daki savaşsız, kansız doğru cihad anlayışı programda yer bulamamıştır.

“Osmanlı’da Peygambere Vefa” başlığı altında büyük çoğunluğunun sahteliği ispat edilmiş olan sözde kutsal emanetler konusu işlenmeye çalışılmaktadır. Malum olduğu üzere kutsal emanetler meselesi denildiğinde akla Yavuz Sultan Selim gelmektedir. Zira kutsal emanetleri Mısır fethi sonrası İstanbul’a getirten ve ayrıca halifeliği de ele geçiren Yavuz’dur. Dolayısıyla Hz. Muhammed’in Hayatı adlı bir derste konu ilginç bir biçimde Yavuz ve Osmanlı övgüsüne kadar uzanabilmektedir.

Osmanlı’nın peygambere vefa gösterdiğini ileri sürmek de ayrıca sorunludur. Zira peygamberin asla onay vermeyeceği pek çok uygulamanın Osmanlılar tarafından yapılmış olduğu da bir gerçektir. Bu konuda en çarpıcı uygulama; kardeş katli fermanlarıdır. Sözde, devletin selameti için İslam’ın en temel ilkelerinden olan yaşama hakkı ve suçun şahsiliği ilkesini kardeş katli gibi uygulamalarla ayaklar altına alan Osmanlı’nın peygambere vefa gösterdiğini iddia etmek hem gülünç hem de trajik bir zavallılıktır.

Son olarak ve terkaren ifade etmek gerekirse; yeni program önceki programın tersine fetihçi, cihatçı, ganimetçi, ümmetçi bir anlayışla hazırlanmıştır. Önceki programda yer alan bütün olumlu unsurlar terkedilmiş, gerçek peygamber kimliği yerine; kanlı cihatlara çıkan, fetihler gerçekleştiren, ganimet için mücadele eden sahabiler ve halifeler öne çıkarılmıştır.

Bu dersin programlarındaki değişim iktidarın siyasi gücünün artan oranı doğrultusunda kapsayıcı bir dini anlayıştan mezhepçiliğe, modern düşünüş ve yaklaşımdan Emevi geleneğine, bilimsellikten subjektiviteye doğru feci bir kayış göstermektedir.

Kanımca yeni taslak program yerine önceki programın uygulanması kesinlikle daha isabetli ve daha doğru olacaktır. Aksi halde toplumsal barışın bozulması, cumhuriyetin inşa ettiği modern dini anlayışın yıkılıp Emevi dinciliğine evrilmesi kaçınılmazdır.

FELSEFE taslak öğretim programı görüş raporu




 

GÖRSEL SANATLAR DERSİ taslak öğretim programı görüş raporu

  • Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programı bir önceki ders programı ile benzerlikler taşımaktadır. Ancak bazı eksikliklerin olduğu tespiti yapılmıştır.
  • Öğretim Programının genel amaçlarına “Sanatın evrensel değerlerini ve Dünya Sanat Tarihi hakkında bilgi sahibi olabilmeyi eklenmelidir.
  • Öğretim Programının Temel Becerileri Bölümüne soyut kavramlar ile soyut sanatta katılmalıdır.
  • Öğretim Programında Değerler Eğitimi Bölümüne sanatı seçmek, sanat eserini korumak, sanatçıya sahip çıkmak ayrıca Atatürk’ün sanata ve sanatçıya verdiği önemi vurgulamak ve milli bayramların önemi eklenmelidir.
  • Öğretim Programında ölçme ve değerlendirme yaklaşımına öğrencilerin ders araç ve gereçleri ile çalışmalarını düzenli yapıp yapmadığını takip etmek için kontrol listeleri tutulması eklenmelidir.
  • Sınıf düzeylerine göre belirli gün ve haftalar içeriğine uygun okul içi resim yarışmaları, sergiler ile Atatürk ve milli bayramlara yönelik çalışma konuları eklenmelidir. Atatürk portreleri, Cumhuriyet değerleri ile Atatürk Devrimlerine yönelik çalışmalar konulmalıdır.
  • 5,6,7 ve 8. Sınıflarda mutlaka her öğrenci eskiz-karalama defteri kullanma alışkanlığı kazandırılması için zorunlu tutulmalıdır.
  • Öğretim Programı renkli görsellerle örneklendirilerek mutlaka desteklenmeli ve Çağdaş Sanat anlayışı ile örtüşen bir yol izlenmesine özen gösterilmelidir.

Görsel Sanatlar Dersi diğer derslerden farklı olarak teorinin yanı sıra daha çok uygulama yönüne ağırlık verilmeli.

Sıkıcı olmaktan çıkarılarak notla değerlendirme kaygısından uzak tutulmalıdır.

Yaratıcılığa dayalı, özgünlüğün ihtiyacından dolayı, ders sürelerinin azlığı dersin varlığını sürdürmesine ve etkisini göstermesine en büyük engeldir.

Bu yüzden en az iki ders saati şeklinde olmalıdır.

Ders sayısı artarsa ve bol çizim yaptırılma zamanı da artar ve dersten sonuç alma oranı daha da verimli olur.

İlkokul 1,2,3 ve 4. Sınıflardan itibaren mutlaka Görsel Sanatlar Öğretmeni tarafından bu dersler okutulmalıdır.

Okulların fiziki şartları zorlanmalı ve resim atölyeleri mutlaka oluşturulmalıdır.

Resimde ışık ve gölge

Resimde ışık ve gölge

OYUN VE FİZİKİ ETKİNLİKLER DERSİ taslak öğretim programı görüş raporu

Oyun ve Fiziki Etkinlikler Dersi Öğretim Taslak Programı 16.01.2017 tarihinde şubemizden oluşturulan Ders Komisyonu tarafından incelenerek değerlendirilmiştir.

  • Sendikamız genel yapısına ters düşebilecek bir program olmadığı tespit edilmiştir.
  • Sınıf öğretmenleri tarafından uygulanan bu dersin programının yük ağırlığı mutlaka “Beden Eğitimi” Öğretmenleri tarafından yürütülmesi daha uygun olacaktır.
  • Öğrencilerin oyun, egzersiz ve sportif aktivitelerinin gelişimine katkı sunabilmesi ve bu ders programının başarıya ulaşabilmesi için okulların fiziki mekânlarının özellikle spor alanları ve okul bahçelerinin iyi donanımlı olması gerekmektedir.
  • Aktivite bakımından sağlıklı bir beden gelişimi ve obezite gibi hastalıklarla mücadele için bu ders programının uygulaması büyük önem taşımaktadır.
  • Okulların bu öğretim programına uygun olarak ders araç ve gereçlerinin öğrenci mevcuduna göre bulundurulması dersin uygulama becerisine yardımcı olacaktır.
  • Öğretim Programı sınıf seviyelerine göre dengeli ve anlaşılır bir gerçeklikle yansıtılmıştır.

 

COĞRAFYA DERSİ taslak öğretim programı görüş raporu

  1. sınıf konuları daraltılmış fakat 10. sınıf konuları artırılmıştır. Bu durum 10. sınıflarda ders saatinin 3 olması daha uygun bir çözüm olacaktır.

Genel konuların içerisine Türkiye’nin de yerleştirilmesi geçmişe dönmüş olmakla beraber doğru bir karardır.

  1. sınıf bölgeler konusunda ilk bölge ayırımının kıta ayırımı olduğu verilmeli sonra doğal ve beşeri bölge kavramları verilmelidir. Bu konuda kıtalar coğrafyasına kısa yer vermek öğrencilerin kıtaları öğrenmesinde yerinde olacaktır. Kıtaları ve özelliklerini bilmeyen öğrencilerin bunları biliyormuş gibi eğitim görmesi yanlıştır. Önce öğretilmeli sonra kıta üzerindeki farklı özellikler konularda yeri gelince öğretilmelidir.
  2. sınıf 9.1.4 numaralı kazanım yerel saatleri içermiyor. Onun da konunun içerisinde belirtilmesi gerekir. Yerel saatler ulusal saatler verilmelidir.

9.Sayfada yer alan “Değerler” başlığı yeni gelmiş. Sevgi, Duyarlılık değerleri 9.Sınıf ilk ünitesi olan Doğal Sistemler (Doğa ve İnsan, Coğrafya, Harita Bilgisi ve İklim) konusu için uygun görülmüş. Ayrıca değerin konuda nasıl verileceği hakkında her hangi bir açıklama yok. Sadece ilgili kazanımın maddesi yazılmış ama çok doğru seçildiği söylenemez.

17.Sayfada başlayan Sınıf, Ünite, Kazanım ve Açıklamalar kısmında Etkinlik Örnekleri yer almıyor. Önceki programda bu kısım vardı ama şimdi kaldırılmış. Açıklamalar kısmı da kaldırılmış ve sadece ünite hakkında kısa bir açıklamaya yer verilmiş. Bu kısımlar kalsaydı faydalı olacaktı. Öğretim Materyalleri kısmı da çok yetersiz olmuş. Sadece olmuş olması için yapılmış gibi duruyor. Seçilen materyaller çok yetersiz belirlenmiştir.

En önemli fark 9. ve 10. sınıflarda olmuş. 9.Sınıf konularından özellikle dünyanın yapısı, iç ve dış kuvvetler 10.Sınıfa aktarılmıştır.

Önemli bir değişiklikte Atatürkçülük konularının programda yer almamasıdır.

ORTAÖĞRETİM MATEMATİK taslak öğretim programı görüş raporu

 

 

EĞİTİM VE BİLİM İŞ GÖRENLERİ SENDİKASI MÜFREDAT DEĞERLENDİRMESİ



İran gece hayatı – İran geceleri

 

Taslak öğretim programı görüş raporu-Derslere göre öğretmen raporları haberine benzer haberler :

"Taslak öğretim programı görüş raporu-Derslere göre öğretmen raporları" yazısı hakkında yorumlar

Görüşlerin bizim için çok önemli.