Gayrimüslimlerden Alınan Vergiler


Aralık 25, 2015

Gayrimüslimlerden alınan vergiler: Osmanlı devletinde Fetih bir baskı ve yağma aracı olarak kullanılmamıştır evet bu doğrudur. Fakat Gayrimüslimlerin Tüm vatandaşlarla aynı haklara sahip oldukları anlamına gelmemektedir.
Osmanlı devleti vatandaşı oldukları halde vergi haraç benzeri yükümlülükler altında kaldıkları inkar edilemez bir gerçektir.
Bu durumunda haklı gerekçeleri olmakla birlikte , ayrıcalık tanındığı gerçeğini örtmemektedir.

Cizye nedir ?

Vergi Yükümlülükleri; Osmanlı Devletin de gayrimüslimlerin başta gelen yükümlülüğü, askerlik hizmetine karşılık olmak üzere “cizye” adında bir vergi ödemeleridir. Cizye nedir ? ; Müslüman olmayan erkeklerin, askerlik çağına gelmiş olanlardan alınan vergidir. Kadınlar, çocuklar, ihtiyarlar, köleler, hastalar ve din görevlileri, bu vergiyi ödemekten muaftırlar.

Bu vergi kişilerin zenginliğine göre, yüksek, aşağı ve ortak olmak üzere üç derece olarak düzenlenmiştir. Zenginler yüksek, orta halliler evsat; çalışabilme gücüne sahip olan fakirler ise edna, vergisini öderlerdi.


 

Fetihlerde yapılan baskılar

Fetihlerde yapılan baskılar

Haraç vergisi

Gayrimüslimler, cizyenin yanında bir de “haraç” adı altında vergi verirlerdi. Cizye zekât ve askerlikten muaf olmanın karşılığı olarak kabul edilirse, haraç da Müslümanların ödediği “çift resmi” ve “resmi dönüm” denilen toprak vergisinin karşılığı olarak ödenen vergidir. Diğer ödenen vergiler müslümanlarla aynı eşit durumdadır. 1839 yılında Tanzimat’tan sonra vergilerde eşit alınmaktaydı.

İstanbul Fatih tarafından fethedildiğinde gördüğü yıkım kesinlikle 1204 yılında Katolik Latinlerin 4. Haçlı seferi esnasındaki yıkım ve yağma ile mukayese edilemez.

Osmanlıda hoşgörü

Halil İnalcık’ın tespitlerine göre, Osmanlı Devleti Balkanlar’da fethettikleri ülkelerin gayrımüslim ahalisine adil davranmış ve Katolik baskıya karşı kendi korumasına almıştır. Zımmi hukuk çerçevesinde cizye ödemeleri koşuluyla Müslüman tebaadan ayrı tutulmayan gayri-müslimler, Osmanlı ile huzur ve emniyet içinde oldular. Osmanlı’nın hoşgörü politikası, Müslim ve gayrı-müslim bütün tebaayı koruması esas alması, Osmanlı egemenliğinin hızla yayılmasının en önemli sebebidir. Bu siyasetin referansı İslam’ın en temel kaynağı Kur’an-ı Kerim’dir. Kur’an ifadesiyle Te’lifu’l-kulüb, yani kalblere hükmetmek prensibi Osmanlı kaynaklarında isti‘malet politikası olarak ifade edilmiştir.

Cizye ile gayrimüslümlere tanınan haklar belki de çağının en ilerici haklarıyla donatılmış devlet anlayışıdır.


Sorularınız varsa, sorun cevaplayalım

Gayrimüslimlerden Alınan Vergiler haberine benzer haberler :

"Gayrimüslimlerden Alınan Vergiler" yazısı hakkında yorumlar

Görüşlerin bizim için çok önemli.