Hollanda ve Amsterdam gezi rehberi


Ocak 8, 2017

Hollanda ve Amsterdam gezi rehberi … Hollanda ve özellikle Amsterdam çoğu zaman “ünlü” kırmızı fener sokağı, müzeleri ve eşcinsel insanların evlenmesine izin veren ülke olarak tanınmaktadır. Oysa, Hollanda olağanüstü doğası, lale bahçeleri, yel değirmenleri olan güzel ve Batı Avrupa’nın en eski ülkesidir.

Hollanda ve Amsterdam gezi rehberi hazırlayarak sizlere fikir vermek istedik.

Hollanda müzeleri ile de zengindir. 16 milyon nüfusa sahip ülkede yaklaşık 1000 tane müze faaliyet göstermektedir. Dünyanın en güzel ve kaliteli gülleri, peyniri ve birası da Hollanda’da yetişir. Kısacası, bu ülke hakkında kesin olmayan varsayımı değiştirmek için yeterince sebep var.


Amsterdama trenle geçme karar verdiysek , En yakın istasyondan biletimizi aldıktan sonra tren garlarında yada  yakın kafelerde zaman geçirebiliriz. Biz öyle yaptık. Bir kola, biraz bisküvi almak için girdiğimiz küçük kafe de bizi Türkiye’den bir gazete baş köşede karşıladı.
Sevindik.

Ve Muhteşem bir istasyondan Amsterdama doğru yola çıktık.

 

Romantik Amsterdam

Amsterdam anlatarak ve fotoğraflayarak tarif edilebilecek bir şehir değildir. Mutlaka gidip görülmeli yaşayarak öğrenilmelidir.

Anlatacağımız her konu her paragraf her resim, oradaki duyguyu anlatmakta çok ama çok yetersiz kalacaktır diyerek başlayalım yazımıza.

Su kanalları eşliğinde dolaştığımız sokaklarla Amsterdam tarafından büyülenmeye başlıyoruz ilk önce.


Amsterdam zengin mimarisi, 150’den fazla su kanalı, eski Gotik sokaklarına sahip antik Avrupa şehridir. Batı Avrupa’nın önemli kültürel ve entellektüel merkezlerinden biri olan Amsterdam yabancılar için oldukça güvenli ve misafirperver bir şehirdir.


Bu şehir dünya çapında popüler müzik, opera, tiyatro ve dans topluluğunun, sanatçıların vatanıdır ve bu şehre yılın herhangi mevsiminde gitmenizin bir farkı yoktur. Amsterdam sizi her zaman hayran bırakacak bir yerdir. Atmosferi ifade etmek mümkün değil, onu şehrin özünde hissedebilirsiniz.

Kanallar üzerine park etmiş tekne barınakları Aileler ev olarak kullanmaktalar. Terasta şarap keyfi bir başka güzel. Resimleri daha büyük görmek için üzerine tıklayınız.
Amsterdam, Avrupa’nın en romantik şehirlerinden biridir. Akşam şehir değişiyor: barların neon ışıkları sokaklara renk katıyor, turistler “kırmızı fener” sokağına, en iyi grupların yer aldığı kulüplere gitmek için acele ediyor. Müzikten söz etmişken Amsterdam müzik istidadına göre Londra ve Berlin’den sonra gelmektedir.

 

Redligh ın hemen arka sokağında ise Eşcinsellerin toplandığı büyük bir sokak daha mevcut. LGBT bayrakları sizleri karşılayacaktır.
Örneğin, Leidseplein Meydanı yakınında dünyanın en önde gelen Roots müzik festivali yapılır.

Şehrin en eski tarihi opera binası The Concertgebouw da birçok konser verilmekte. Fakat siz sitesini kontrol edin. Bazı günler demo mini konserler düzenleniyor. Bu ücretsiz konserler sayesinde hem binanın akustiğini inceliyor, hemde tarihi salonu yakından tanıyorsunuz.


Kırmızı Fener sokak


Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da Kırmızı Fener Sokağı (Red Light District) şehrin eski kısmında geniş bir alanı kaplamaktadır. Buranın ilginç taraflarından biri gece hayatının yoğun bir şekilde yaşanmasıdır. Bu sokak çıplak kızlarla bol olması, ve s-ks “sanayi” diğer hizmetleri ile ünlüdür.
Kırmızı Fener sokağını ilginç kılan bir yanı da, burada fotoğraf çekiminin yasak olunmasıdır. Fakat bunu gizlice yapmak isteyenler de pekte az sayılmaz.Fotoğraf çekmenin yasak olduğu Redligh için bu fotoğrafla yetinin artık 🙂

Amsterdam Müzeleri

Amsterdam bir müze şehri. Aklınıza gelebilecek herşeyin bir müzesi mevcut. Fakat tabiki dünyaca ünlü ressamların eserlerine ev sahipliği yapan müzeler bu müzer içinde ön sırada yer almakta.

Van Gogh Müzesi

Rijksmuseum

Stedelijk Museum

Bu müzeler müzeler bölgesinde bulunmakta .

Amsterdam garından binilecek raylı trenlerle bu bölgeye ulaşılmakta.


İnsanlar mutlu mu diye bir sormadan önce bu meydanda dolaşmanız yeterli.


Her tarafı müzelerle çevrili meydanda Arkada Modern sanatlar müzesi gözükmekte. Kavramsal sanatlar bu müzede yoğun olarak yer almakta. Müze içinde birçok ünlü ressamın farklı tarzdaki eserleri sizleri karşılıyor.
İsteyenler için siz sergide gezerken çocuklarının ücretsiz aktivite yapmasını sağlayan mekanlarda mevcut.

 

 

 

 

 

 

 

Müzeyi anlatamaya sayfa yetmez diyerek diğer müzeye geçiyorum.


Bisikletle gezen insanları izleyerek yan taraftaki Van Gogh müze binasına yürüyoruz.
Dünyaca ünlü sanatçının en önemli sanat eserlerinin sergilendiği müze insanı büyülüyor. Çıkarken alışveriş yapmayıda ihmal etmeyin. Fakat uyarayım müze marketleri güzeldir , özeldir fakat pahalıdır.

Ve işte sıra geldi  Rijksmuseum Amsterdama …
Hakkıyla gezmeye kalksanız aylarca bitiremezsiniz emin olun. Hızlı hızlı gezmekten başka çareniz yok. Hele de sanat severseniz yandınız.

Mükemmel tasarıma sahip heykeller ve sokak sanatçıları arasından geçerek , dünyaca ünlü sanatçıların sergilendiği harika mimariye sahip müzeye ulaşıyorsunuz.


Ve karşınızda Rijksmuseum ve meşhur I AM AMSTERDAM yazısı.


I am amsterdam yazısının bulunduğu mekan hiçbir zaman boşalmıyor. Köselerde boş biryer bulup resminizi çekiliyor. Sonra gezinize devam ediyorsunuz.


Rembrandt Gece devriyesi …

Kafede Türk çalışanlar mevcut. Fakat problemli müşteriler görünce Türk değilmiş gibi takılabilirler. Türkçe bilen birinden yardım alma ihtiyacı duyduysanız garsonların gözlerine bakmakta fayda var.

Hollanda ve özellikle Amsterdam öyle kolay kolay anlatılıp bitirilecek bir şehir değil. Özgürlükler şehri Amsterdam her yaş grubuna hitap edebilen bir şehir. Fakat çocuklu ailelerin Red light civarında dolaşmadan önce çocuklarını nereye bırakacaklarını düşünmeleri gerekiyor.

Hediye satış mağazalarında da +18 içerikler ve esrar benzeri ürünler , açık olarak satıldığı için dikkatli olmanızı öneriyoruz.

Amsterdam

Amsterdam Natura Artis Magistra

Çocuklu aileler için bir tam günü hayvanat bahçesine ayırmanızı üzerine basa basa tavsiye ediyoruz. Öyle bildiğiniz hayvanat bahçelerinden değil burası. Kocaman bir şehir. Farklı bir yaşam alanı.

Sakin huzur verici caddelerden geçerek hayvanat bahçesine varıyoruz.

Artist Zoo hayvanat bahçesine girer girmez, bizleri sanki sınırlarını havadan çizmiş ve bunlara uyan bir leylek karşılıyor.

Sonrasını anlatmaya gerek yok. Yüzlerce kategoride birçok hayvan yaşam alanı. Yunuslardan, Gorillere, Aslan,kaplan,fil, zürafa, Balıkların her türlüsü,Kuşların her türü, Yılanlar, timsahlar ve dahası.

Timsah bölümüne adım attığımızda insanlarla aynı alanı kullanarak dolaşan bir pelikan kuşuyla karşılaştık. öyle yanımızdan dolaşarak geçti. Oraların sahibi kendisiymiş gibi takılıyordu 🙂

Sıra geldi kelebek cennetine. Kelebekler ve tropikal bitkiler için özel olarak düzenlenmiş ve ısıtılmış ortamda yüzlerce kelebek çeşidi yaşıyor. Farklı bir iklim ortamı sağlanan bölüme girerken, montunuzu çıkarmanızı öneriyoruz. Çünkü cidden sıcak.

Farklı ağaçlar rengarenk kelebekler ile süslenmiş ortamda saatlerce sıkılmadan kalabilirsiniz .Harika fotoğraflar yakalayabilirsiniz.

 

Çocuklar için tamamen doğal malzemelerle hazırlanmış çocuk parkı çok güzel tasarlanmış. Çocuklarınız bu parkta zaman geçirirken, siz bir şeyler içebilir Arka bölümdeki kanal manzarasını izleyebilirsiniz.

Akşama doğru Dam meydanına doğru hareket ediyoruz. Dam meydanı şehrin en büyük meydanı. Sürekli aktif ve canlı.

İsraili boykot eden gösterileri görebileceğimiz gibi, Vücudunu boyayarak gösteri yapıp para toplayan insanlara da rastlayabiliyoruz.

Dam Square da köşede meşhur balmumu müzesi Madame Tussaud bulunmakta. Düzenli ve kurallı akan bir caddeden karşıya geçerek müzeye ulaşıyoruz.

Lezzetli pateteslerin tadına bakmadan gitmeyi düşünmüyorsunuzdur umarım. Çünkü burada patates ara öğün olarak değil yemek olarak geçiyor.

Mükemmel patateslerimiz fırında kızarmış olarak servis ediliyor. Harika göründükleri gibi, lezzetleri de bir harika.

Unutmadan Kanal turu yapmak istiyorsanız ki, mutlaka yapın. Türkçe kulaklık hizmeti sağlayan kanal turlarını seçebilirsiniz. şehrin kanallarında dolaşırken, Türkçe olarak şehrin tarihi hakkında bilgi verilmekte.

Yüksek kaliteli peynir

Gelelim peynir konusuna. Hiç öyle bizim peynirimiz daha güzeldir havalarına girip, üstten bakmayın. Hollanda Büyük baş hayvancılık konusuna çok önem veren ülkelerin başında gelmekte. Ve peynir konusuna gereğinden fazla önem verdiği söylenebilir.

Edam peyniri ülkenin onurudur, fakat Hollanda’lılar kendileri için Gouda peynirini daha fazla tercih ediyor. Hollanda’lılar için peynir bira ile daha güzeldir.
Sayısız peynir çeşidine sahip Hollandadan dönerken hediye olarak peynir alabilirsiniz.

 

Evet geldik yazının sonuna. Bitti mi? Tabi ki hayır. Zamanımız ve paramız olsa günlerce hatta haftalarca gezmek mümkün Amsterdam da.

Fakat diğer şehirleri gezip Türkiye’ye dönmemiz gerekiyor.

Rotterdam

Görmeniz ve gezmeniz gereken yerler arasında Rotterdam, özel bir yere sahiptir. 1250 yılında rotte nehrinin üzerinde küçük bir balıkçı köyü olan Rotterdam’da tahta köprüler, onların altındaki bağlantılar, dar sokaklar dikkat çekiyor. Kentte 45’e yakın müze vardır.

Rüzgar türbinleri

Rüzgar türbinleri Hollanda’nın sembollerinden biridir. Ülkede yaklaşık 1000 değirmen kaldı. Öncelikle değirmen, alanlarının ve biçeneklerin kurutulması için kullanılıyordu. Sonradan diğer tarım işlerinde kullanılmak üzere uyarlanmış. Rotterdam’a 15 km uzaklıkta Kinderdijk yel değirmenleri köyü bulunmaktadır. Kinderdijk Hollanda’da en popüler turizm yerlerinden biridir. Hollanda’nın eski değirmen grubu UNESCO dünya mirası listesine dahildir.

 


Sorularınız varsa, sorun cevaplayalım

"Hollanda ve Amsterdam gezi rehberi" yazısı hakkında yorumlar

Görüşlerin bizim için çok önemli.