Hafızası Zayıf Çocukları Gelecekte Bekleyen Problemler
2018 yılına Gürcistan Batum’ da girin, Harika bir yılbaşı yaşayın.
Kulak Çınlaması Neden Olur ?
İsrail neden Kudüs’ü istiyor ? Yahudilerin amacı ne ?
3333

Başörtüsü farz mıdır? Tesettür ve Kapanmak farz mıdır?

Aralık 1, 2017

Başörtüsü farz mıdır ? Kapanmak farz mıdır ? Yoksa dini kitaplarda olmayan bir gelenek midir?

Örtünmek hakkındaki kafanızdaki tüm sorularının cevabını bulacağınız bu yazıyı dikkatle, anlayarak ve düşünerek okumanızı rica ediyorum.
Şu mezhep ne diyor Bu mezhep hangi görüşte konusuna odaklanmak yerine Kuran ne diyor ? konusuna ağırlık veriyorum. Kuran bilgileri ve ayetler ışığında başörtüsünün bir dini emir olmadığını sadece bir gelenek olduğu gerçeğini 10 maddede tüm Müslümanlara anlatmak istiyorum.

Bu yazıda bahsedilen konulara diğer bazı siteler net olarak cevap veremediklerinden, karalama yoluna giderek, “Allahın dinine razı değiller” tarzında ithamlarda bulunmaktadırlar. Allahın dini Allahın Kitabı Kuran’ı Kerimden öğrenilir. Bu kişilere cevabı Allah ENAM suresinde vermiştir.

“Allah size kitabı detaylandırılmış bir halde indirmişken Allah’ın dışında bir hakem mi arayayım?”

Başörtüsü dinin emri midir?

1- İslamiyetten önce müşrikler nasıl giyinirlerdi ? sorusuna yanıt vererek başlayalım.

Müşrik Arap kadınları başlarını örterlerdi. Bu örtünün iki uçlarını, iki omuzlarının arasından arkaya doğru sarkıtırlardı ve böylece boyunları, gerdanları ve göğüslerinin bir kısmını açıkta bırakırlardı.

İslamiyetten önce müşrikler; içinde günah işlenilen elbiselerle Kâbe ziyâret edilemez, derlerdi. Bu sebeple Kâbe’yi çırıl çıplak tavâf ve ziyaret ederek putlarına yakarışta bulunurlardı.

Bilinmesi gereken diğer gerçek , birçok ülkede sadece kadınlar değil erkeklerde başlarını kapatmaktadırlar. Erkeklerin de kadınlarında sıcak bölgelerde başlarını kapatmaları dini değil, coğrafi şartların getirdiği örfi bir uygulamadır.
Gelenektir…  Peki Kur’an bu konuda bize neler söylemektedir.

islam öncesi kadın

 

2- Kuran da başörtüsü konusunda kesin bir ibare var mıdır?
Kesin cevap : Yoktur.
Yüce Kitabımız Kur’an da bir çok konuda insanlığa ibret alınacak kıssalardan bahsedilmiş, iş, yaşam , miras konularında ince ayrıntılara girilmiştir.
Fakat ne hikmettir ki, Toplumda halen tartışılan bir konu olan Türban konusunda bir cümle ile dahi bahsedilmekten kaçınılmıştır.
Allahın yazmadığı ayeti, Bir takım fıkıh kitaplarıyla tamamlamaya çalışmak, Allah’ın eksik bıraktığı bir şeyler olduğunu ima etmek değil de nedir?
Hatta daha da kötü bir durum vardır ki Allah’ın indirmediği Kuranda olmayan ayetleri varmış gibi, Yanlış çevirileri Kuran ayetiymiş gibi yayınlamalarıdır.
İnternette buna benzer birçok site vardır.

  • Kendi kişisel yorumlarını katarak ayetleri değiştiren bu siteler şöyle bir ayet yayınlamaktadırlar ;

OYNAMA YAPILAN AYET MEALİ 

“Ey Peygamber, hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin hanımlarına söyle! (Baş) ve boyunlarını örtmek için cilbablarını üzerlerine alsınlar.”(Ahzab, 33/59).

Yukarıdaki yazı yorum katılarak tamamlatılmıştır. Baş kelimesi sonradan eklenmiştir. Ayet o kadar teferruata yer vermez. Ahzab, 33/59 u tanınmış mealcilerin açıklamalarıyla yayınlayalım:

  • Bekir Sadak: Ey Peygamber! Eslerine, kizlarina ve muminlerin kadinlarina, disari cikarken üstlerine örtu almalarini soyle.

(Burada üstlerine derken Tamamen , tüm varlığınla bezin altına saklan anlamı yoktur. Üzerine kıyafet giy vurgusu yapılmaktadır.)

  • Diyanet İşleri : Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına, dışarı çıkarken üstlerine örtü almalarını söyle, bu onların tanınmalarına, tanınıp da eza edilmemelerine en elverişli olandır, bununla beraber Allah bir gafûr rahîm bulunuyor.

(Bahsedilen yine önceki ayetlerde vurgulandığı gibi yakalar göğüsler ve bedendir. Günümüzde birçok kadın üzerine örtü (kıyafet) almaktadır. üzerine örtü denilince  “kumaş altına tamamen saklanın” anlamı çıkmamaktadır)

Eğer bu ayetteki “tanınmak ” kelimesinden hareket ederek , baş örtüsü vardır anlamı çıkaracak olanlar varsa, tanınmamak için yüzün örtülmesi gerektiğini tekrar düşünmeleri gerektiğini düşünüyorum. Ve bu gözlerin dahi gözükmeyeceği burkayı işaret etmektedir.
Buyrun Burka :

Fakat buradaki tanınmamak ifadesini edip yüksel şu şekilde yorumlamıştır.

Edip Yüksel: Ey peygamber, hanımlarına, kızlarına ve inananların kadınlarına örtülerini üzerlerine salmalarını söyle. Bu, onların (erdemli kadınlar olarak) tanınıp hakarete uğramamaları için daha elverişlidir. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Yani “Erdemli biri olarak tanınmaktan” bahsetmektedir.

Allahın açık ve net olarak , yüzün, başı ve saçları kapatın tarzında bir ayeti bulunmamaktadır. Yani ;

Başını ört, Saçların gözükmeyecek şekilde kapan, Kafanı ört gibi bir ayet Kur’anda yoktur…

Tartışmalar, fıkıh kitapları üzerinden sürmekte , ve o kitaplar örnekler verilmek suretiyle devam etmektedir.

Enam Suresi 114
Allah size kitabı detaylandırılmış bir halde indirmişken Allah’ın dışında bir hakem mi arayayım?

Allahu teala birçok ayrıntıya değindiği kutsal kitabında bu önemli ayrıntıyı unutmuş mudur?
Abdest alırken Başın mesh edilmesinden “Baş ” kelimesini vurgulayarak bahseden yüce Allah
Kollar yıkanırken Dirseklere kadar yıkanması gerektiğinden dirsek uzvunu vurgulayarak bahsetmiştir. Kelimeleri esirgemeyip  her şeyi üstüne basa basa tekrar tekrar vurgulamıştır.
Fakat “BAŞINI ÖRT” kelimesini kullanmaktan neden tasarruf edip kaçınmıştır.
Unutmuş mudur ?
Tabiki Hayır…

Meryem Suresi 64
Rabbin asla unutkan değildir.

 

  • Peki öyleyse neden ayetlerde başın örtülmesi gerektiği bahsedilmemiştir? Cevap gayet açıktır. O bölgelerde erkek ve kadınların başlarını örtmeleri olağan birşeydir. Sıcak havanın bir gerekliliğidir. Fakat Göğüs ve boyun bölgesinin açıkta dolaşıldığı bir cahiliye devrinde “Örtünmek ” kelimesinden kasıt saçların değil Vücudun örtünülmesi gerektiğidir. Allah kadınlardan vücutlarını örtmelerini istemektedir. Örtünmekten kasıt kadının tamamen avret olarak görülüp kapatılması değil, vücutlarını kapatmalarıdır.

 

İLGİNİZİ ÇEKECEK :   Hamilelik belirtileri nelerdir ? ilk aylarda gebelik belirtileri

3- Bu konuya cevap vermeye çalışan bazı kişiler “Kuranda her şeyi yazmaz ” diyerek Fıkıh ve hadis kitaplarını kullanarak Kur’anda eksik varmış gibi tamamlatmaya çalışırlar.

Oysa ki Kur’an apaçıktır. Aşağıdaki ayetin üzerine söz söyleyecek Müslüman olamaz. Olmamalıdır.

Enam Suresi 38
Kitap’ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.

 

türban

 

Başörtüsü Farz mıdır?

4- Gelelim Tüm konunun çevresinde döndüğü ayeti kelimeye. Başörtüsü farzmıdır sorusuna cevap olacak Kur’an ayetlerine…  Farklı kişilerce yapılmış meallere göz gezdirelim.

  • Örtülerini yaka açıklarına koysunlar. Nur suresi.
  • İmam İskender Ali Mihr: Ve başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar (örtsünler)
  • Başörtüsü farz mıdır Diyanet: Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar.
  • Başörtüsü farz mıdır Abdulbaki Gölpınarlı: Örtülerini, göğüslerini örtecek bir tarzda omuzlarından aşağıya doğru salsınlar.
  • Başörtüsü farz mıdır Abdullah Parlıyan : başörtülerini, göğüsleri üzerine sarkıtsınlar ki, boyun ve gerdanlarından birşey görünmesin.
  • Başörtüsü farz mıdır Ali BULAÇ : Başörtülerini, yakalarının üstünü (kapatacak şekilde) koysunlar.
  • Başörtüsü farz mıdır Edip YÜKSEL : Örtülerini göğüslerinin üzerine kapasınlar.
  • Başörtüsü farz mıdır Elmalılı Hamdi Yazır: baş örtülerini yakalarının üzerine vursunlar.
  • Başörtüsü farz mıdır Yaşar Nuri Öztürk: Örtülerini/başörtülerini göğüs yırtmaçlarının üzerine vursunlar.

Bu ayetteki meallerde ki farklılık Ayetin arapçasında bahsedilen örtü kelimesinin Baş örtüsü mü, yoksa örtü olduğu mudur?
Bu kelime Arapçada HIMAR olarak geçmektedir.

Bu ayetteki “hımar” kelimesi geniş manalı bir kelime olup örtü manasına gelir. Eski Arap yazılarına bakılırsa hımarın yere konulan, masaya örtülen veya herhangi bir örtüyü tarif edebileceğini görürüz. Hımar, başı örterse başörtüsü olur, masaya konursa masa örtüsü olur. Allah eğer “hımar” kelimesi ile başın örtülmesini isteseydi “hımarürres” gibi bir vurgulama ile başörtüsü diyebilirdi: Böylece “res” kelimesi ile baş bölgesi vurgulanır ve örtü kelimesi olan “hımar” ile beraber başörtüsü net bir şekilde anlaşılırdı. Nitekim abdest alınmasıyla ilgili ayette başın sıvazlanması söylenirken, baş kelimesi Arapça karşılığı ‘res’ ile vurgulanır.

Yani Abdest alınırken bahsedilen Başın meshedilmesi ayetinde geçen, BAŞ kelimesi (RES) ,
Başörtüsü konusunun bahsedildiği ayette yoktur. Örtünme aracı HIMAR olarak geçmektedir.
Burada anlamın , hedeflenen ve amaçlanan örtünme şeklinin Baş olmadığı açıktır.
Yeri geldiği zaman ayetlerinde katı ve kesin çizgiler koyan Allah’ın,
Bu ayetinde baş konusunda katı bir tutum içinde olmadığı görülmektedir.

Mutlak suretle göğüs ve boyunun örtülmesi gerektiğine vurgu yapıldığı gerçeği görülmelidir.

Ayette hımar ın yani örtünün başı kapatması değil, ayette açıkça yaka dekoltesini örtmesi istenir.
Bu örtüye (Hımar) Baş örtüsü desek bile, Allah ,İslamdan önce de kullanılan, sıcak ülkelerin hepsinde kullanılan bu kumaşla bizden göğüs ve yaka kapatmamız istenmiştir.

  • Kadınların kapanması için kullanılan “tesettür” ifadesi de Kuran’da geçmez.

İslam adına etrafında bu kadar büyük fırtınalar koparılan bir kavramın, yani “tesettür” ifadesinin Her konuda bir çok ayetin bulunduğu İslam’ın temel kaynağı olan Kuran-ı Kerim’de bulunmaması önemlidir. “Tesettür” kelimesi dîni bir kavram olarak sonradan oluşturulmuştur. Allah’ın insanlık ve kadınlara yönelik istekleri arasında yer almamaktadır.

  • Daha çok ortadoğu erkeklerinin dünyevi baskıları sonucu oluşturduğu bir yaşam şeklidir.
    Ve toplumsal baskılar arttıkça tesettürün sınırları artmakta kadının gözleri dahi gözükmeyecek bir hale sokmaktadır.
    Yaşayarak gördüğümüz bu durum bile başörtüsünün gelenek olduğunu göstermek için yeterlidir.

Cilbab nedir?

6-  33-Ahzab Suresi 59 : Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle cilbablarını(elbiselerini) üzerlerine giysinler. Bilinip incitilmemeleri için bu daha uygundur.

Bu ayetin anlaşılmasında kilit kelime “cilbab”dır. “Cilbab” Arapça’da gömlek, elbise gibi üste giyilen giysileri ifade eden bir kelimedir. Fakat hiçbir şekilde cilbab; belli bir yerden belli bir yere kadar örten giysi manasına gelmez. Gelenekçi İslamcıların kimisi kadının yüzü de dahil vücudunun tümünün örtülmesinin farz olduğunu, kimisi iki gözü, kimisi tek gözü dışındaki her yerini örtmesinin farz olduğunu,
en ılımlıları ise yüz, eller ve ayaklar dışında her yerini örtmesinin farz olduğunu savunurlar.

  • Oysa kadınların kapanmasıyla ilgili dinin tek kaynağı olan Kuran’da açıklananlar bu iki ayetle sınırlıdır.
    Yani kadınların başını örtmesi, peçe giymesi ve diğer anlatılan sınırlar Kuran’ın değil geleneklerin ve şahsi görüşlerin dine sokulmasının sonucudur.

 

7-  Eğer Allah kapanmada da kesin sınırlar koymak isteseydi, bunu en azından bir cümleyle , ayetle belirtebilirdi. Geçmiş kavimlerin başına gelenleri bile detaylarıyla anlatan Kur’an, her şeyi ayrıntılı olarak açıkladığını  söyleyen Kuran, eğer kapanmada sınırları belirlenmiş bir ölçü olacaksa ve bu bir tek cümleyle bile açıklanabilecek ise , neden bu cümleyi içermesin?
Bu açıklamanın olmaması, haşa Allah’ın unutmuş olmasından değil, bilakis bu tarzda kesin bir sınır koymak istememesindendir.

Yukarıdaki 33-Ahzab suresi 59. ayeti ele alırsak, ayette kesin hatları olmayan esnek bir ölçünün olduğunu görürüz. Ayetten, üzerine alınan elbiseyle kadının bilineceğini, böylece incitilmeyeceğini anlarız. Kadın namuslu bilinirse, bilinmemeden dolayı bir incitilmeye uğramaz. Bazı insanlar ***, fahişe sandıkları kadınlara takılıp onları incitebilir. Ayet kadının üzerine elbise alıp bunu önlemesini sağlıyor ve bu giysiden kasıt yine başörtüsü değildir.

İLGİNİZİ ÇEKECEK :   Analı Kızlı Çorbası tarifi

8- Görüldüğü gibi Kuran’ın tarif ettiği kapanmada, İslam adına bugün uygulanan kapanma şekillerinin, peçelerin, çarşafların, başörtülerinin tarifi yoktur. Yani bunların temeli dinimiz değil, örflerin, geleneklerin dinselleştirilmesidir.

Peygamberimiz’in döneminde erkek, kadın birçok kişinin gelenek olarak başını örttüğü söylenir. Kıyafetlerin giyilişindeki temel sebeplerden birinin sıcaktan korunma olduğunu 16 Nahl suresi 81. ayette söylemektedir. Sıcak yörelerde başı örtmek, böylece güneşin etkilerinden, güneş çarpmalarından korunmak birçok sıcak iklimli bölgenin kültüründe vardır. Fakat ne yazık ki dinimizde kadının başının kapanması geleneği farzlaştırılmış, erkeğin başına sarık takması da sarıklı namaz kılanın 70 kat daha fazla sevap alacağı izahlarıyla dîni bir kıyafete dönüştürülmüştür. Oysa ne erkeğin sarığının, ne kadının başını örtmesinin Kuran’da geçmemesi, bunların dinsel bir nitelikleri olmadığının delilidir. Allah isteseydi “Erkekler sarıkla namaz kılsın” veya “Kadınlar saçlarının tek teli gözükmeyecek şekilde başörtüsü taksın” izahlarıyla konuya açıklık getirirdi.

9- Her zaman olduğu gibi uydurma hadislerle dolu kitaplardan ise, işe gelen hadis alınmış, işe gelmeyen hadis görmezlikten gelinmiştir. Oysa hadis külliyatında Peygamber döneminde kadın ve erkeklerin aynı kaptan abdest aldıkları da geçer. (Bakın Buhari, vudu 43 Ebu Davud, taharet 39- İbni Mace, taharet 36-Nesai, taharet 56)

Abdeste konu olan yerler, ayak, dirseklere kadar eller, yüz ve baş olduğuna göre bu hadisten kadınların erkeklerle karışık ve başı açık oldukları anlaşılır. Oysa gelenekçi İslamcılık bu hadisi yorumlayarak atar ve kendi kafasına uygun diğer malzemelere sarılır.

  • Peki madem kadının sizin söylediğiniz şekilde kapanmasının açık bir hüküm olduğunu söylüyorsunuz, neden ayrı ayrı kapanma şekillerini savunuyorsunuz?
  • Neden kiminiz peçe farzdır, kiminiz ise değildir diyor?
  • Neden kimi ülkede kadınların elleri gözükemez denilip yaz-kış kadınlara eldiven giydiriliyor, kiminiz kadınların elleri gözükebilir diyor?
    Neden kiminiz çarşaf dışında hiçbir şey ile kapanılamaz diyor da, bazı toplumlarda bu pardesü ile de olabilir diyor?

Hiç şüphesiz kesin sınırlı bir hüküm olsa, böyle ayrı ölçüler çıkmazdı. Tüm bu ayrı ölçüler, hükümler kapanma konusunda geleneklerin, örfün, Emevi, Abbasi döneminin kadına bakış açısının dinselleşmesinin neticeleridir.

Her bir ayrı kapanma modeli de “Allah’ın isteği tam budur.” diye savunulup sanki Allah’ın aynı konuda beş-on tane ayrı görüşü varmış gibi bir komedi ortaya konulmuştur.

Allah’ın kadınların giyinmesi konusundaki hükmü yukarıdaki 3 ayette bellidir ve bunlardan anlaşılan neyse kadının giyim tarzı öyle olmalıdır. Verilen esneklik de, tam bir sınırın olmaması da muhakkak hikmetlidir. Çünkü Kuran’ı indiren, hikmetli olan Allah’tır ve Allah bu dini yüzlerce yıllık zaman dilimine, apayrı kültürlere, apayrı adetlere, apayrı iklimlere indirmiştir.

Ayetlerdeki esneklikler dinimizin her şart ve zaman dilimine uyumunu sağlayan Allah’ın rahmet ve hikmetleridirler. Emeviler’in, Abbasiler’in kendi görüşlerini dondurup, Allah’ın görüşünü kendi bakış açılarına hapsetmeye çalışmalarından dinimizi kurtarmak hepimizin Allah’a karşı borcudur.

 

 

 

Burka başörtüsü

Burka başörtüsü

Başörtüsü gelenek midir?

10 – Buraya kadar Kuran’ın kapanma ile ilgili ayetlerini gördük. Şimdi de gelenekçilerin vardığı uçuk sonuçları görelim:

  • Şafii ve Hanbeli mezheplerinde kadının istisnasız tüm vücudu her zaman kapanması gereken bölgedir (yüz ve eller de dahil).
  • Hanefi ve Maliki mezheplerinde ise bir tek eller ve yüz, o da fitne olmayan koşullarda açık olabilir.(Sabuni Tefsirul Ayatil Ahkam 2/154,155)
  • Es Suddi: “Kadın gözlerinden birini ve yüzünün açık kalan göz kısmındaki tarafını kapatır. Sadece bir göz açıkta kalır.”
  • Ebu Hayyan: “Endülüs’te adet böyle idi. Kadının bir gözünden başka hiçbir yeri görünmezdi.”
  • ( Ebu Hayyan, El Bahrul Muhit) Şafii imamları kadının kesilmiş olan tırnaklarına dahi bakmayı yasaklamışlardır.
  • (İbni Hacer el Heytemi, İslam’da Helal ve Haramlar 2Ğ13) İslam’ın kadına farz kıldığı örtünme kadının yüzünü de içine almaktadır.
  • (Fıkhus siyre sf:240) Kadının, yabancı erkeğin göğsüne, sırtına, bacağına lezzet korkusu olmasa bile bakması caiz değildir.
  • Yüz ise fitne açısından ayaktan, saçtan ve bacaklardan daha ileridedir. Bu kısımlara bakmak ittifakla haram olduğuna göre, yüze bakmak da evveliyetle haram olması gereken bir fiildir. (Sabuni, Revai 2/156)

Gelenekçilikten varılan uçuk sonuçlar saymakla bitmeyecek kadar çoktur.

Yukarıda gördüğümüz gibi bırakın kadının komple kapanması gerektiği, kadının kesilen tırnağının bile görülemeyeceği iddialar arasındadır. Tüm bu izahları yapan gelenekçilerin sanki dinin tek kaynağının Kuran olduğunu kabul ediyorlarmış gibi “hımar” kelimesini ve ayetleri çekiştirip, Kuran’ı kendi kafalarındaki modele örnek gösterme çabaları şaşılacak bir tutumdur.

Asıl sorun kadının kalktığı yere oturulamayacağını, hiçbir yönetici vasfı olmadığını, erkeğin kölesi gibi olması gerektiğini, kadınların çoğunun cehennemlik olduğunu zanneden zihniyette olmaktır.

Günümüzde başörtüsünün özel bir yer kazanması mevcut gösteri ve eylemlerin neticesidir.
Başörtüsünün bu kadar tartışılması çağımıza mahsustur.
Çünkü uydurmaların ortaya atıldığı ilk dönemlerde tartışma konusu “Kadının hangi bölgelerinin dışındaki yerler gözükebilir?” şeklindeydi. Tartışma “Tek göz mü, çift göz mü, tamamen peçe ile mi?” şeklindeydi. Bu dönemde kadınları tamamen kapatanların çoğu başörtüsü değil, çarşaf gibi tepeden tırnağa örtüleri kullanıyorlardı. Görüldüğü gibi başörtüsünü “hımar” kelimesiyle açıklamaya kalkmak yeni bir gayrettir. Daha eski yıllarda “hımar”ı peçe şeklinde tanımlama gayretleri, bugünkü başörtüsü gayretlerinin önündeydi!

İLGİNİZİ ÇEKECEK :   Hamilelikte yaşanan ağrı ve kaşıntılar

Kadının saçının görünmesi günah mıdır ?

 

Aslında Kuran bu izahların hiçbirine geçit verecek izahlar içermez.

  • Yoksa Kuran kesilen tırnağınızı göstermeyin mi diyor?
  • Kuran peçe ile yüzünüzü örtün mü diyor?
  • Kuran’da saçınızın tek telini göstermeyin deniyor mu?
  • Saçın kapanmasına dair bir açıklama var mı?
  • Peki, başınızı örtün diye hiçbir ifade var mı? Madem ki Kuran’da tüm bu izahlar yok, samimi bir şekilde Kuran dışı kaynakları kullanıp bu uygulamaları çıkardığınızı itiraf edin.
  • Allah isteseydi “Erkekler sarıkla namaz kılsın” veya “Kadınlar saçlarının tek teli gözükmeyecek şekilde başörtüsü taksın” izahlarıyla konuya açıklık getirmezmiydi?
  • Eldiven örneği veren bazı din adamları vardır? Eldiven eli örter Eldivenle bileklerini örtmemiz istenirse, bu da mümkündür ancak eldiven eli örter demektedirler. Ancak bizim söylediğimiz şey, Buradan bir emir çıkmayacağıdır.Kuran ayetlerini incelediğimizde Kuranda böyle sürpriz kelime oyunlarından oluşan emirlere rastlanmamaktadır.  Domur Haramdır, İçki içilmeyecektir. Yasaklar böyle açık ve nettir Kuranda. Fakat başörtüsü konusunda böyle bir yasaklama ayeti yoktur. Hımar kelimesi ile bahsedilen örtüdür. Kaldı ki başörtüsü dahi olsa başörtüsü ozamanın ve o bölgenin dinsel değil mevsimsel ve örfsel kıyafetidir. Kuran O realiteden yola çıkarak Ziynet yerlerin kapatılmasını vurgulamıştır.

 

Kuran’ın kadınların giyimiyle ve başörtüsüyle alakalı 3 ayeti de, diğer izahlar da ortadadır.
Hiç olmazsa kendi fikriniz içinde samimi olun, Kuran’ı çekiştirmeyin.

Ayrıca şunu da belirtelim ki Kuran’da namaz kıyafeti diye ayrı bir kıyafet yoktur. Başörtüsü, peçe, çarşaf diye dinimizde bir şey olmadığına göre, elbette ki namazda da bunları giymenin bir mecburiyeti yoktur…

Başörtüsü sünnet midir?

  • Gelelim bu açıklamalara karşı görüş sunan hocaların verdiği cevapların en başında şu hadis gelmektedir:

“ey esma! bir kadın adet görmeye başlayınca el ve yüzünden başka yerini yabancılara göstermesi caiz değildir” (ebu davut, libas 33)

Kuranda çok açık ve net bilgi bulamadığından,  dolayı, Hadisle Kuran’ın eksikleri varmış gibi tamamlama gayreti içine giren kişiler, Olsa olsa sünnet olabilmesine delil olabilecek Hadisten , Sünnetten somut söz örnekleri göstererek başörtüsünü farzlaştırma gayretindedirler. Oysa dedikleri hadislerin doğru olması durumunda bile başörtüsünün sünnet olabilme ihtimali düşünülmesi gerekirken, Bu kişiler farz olduğu konusunda ısrarlı olmaktadırlar.

Peki Sünnet olma ihtimalini biraz düşünelim;

Kur’an da başörtüsü konusunda kesin hüküm yokken, Hadislerle  hareket etmek doğru mudur? Aşağıda farklı konularda çelişkili hadislerden sadece bir kaç örnek verilmiştir.
Günümüzde İnternetin yoğun olarak kullanılmasına ,
Medyanın uydu teknikleriyle haberleşebilme imkanlarına rağmen,
Terabaytlarca kayıt cihazlarına ve yazılı basına rağmen
Herhangi bir yerde görüş bildiren bir siyasi liderin konuşması, Farklı TV kanallarında çok farklı şekillerde yorumlanabilmektedir.
Bir şehirden bir şehire gitmenin haftalarca sürdüğü Hz. Peygamber zamanında ise yaşamış hadisçilerin çelişkili hadislerinden en az hurafe ile kurtulmanın tek yolu çelişkiye düşülen durumlarda Allah’a yani Kuran’a sığınmaktır.

954826_758745654217903_7724174288455553781_n

 

1525578_760211880737947_8115991435712864217_n

 

10846424_761821830576952_4906610097548066281_n

 

  • Peki neden hala, bir çok din adamı bu konuda aksi görüş belirtmektedir. Aslına bakarsak konunun gerçeği kavrayıp kavrayamamakla bir ilgisi yoktur. İşin esası, “geleneği tedirgin etmeme” hesabından kaynaklanmaktadır.

Soru : Ayetlere göre Kur’an, kendisinde en ufak bir şüphe olmayan apaçık bir kitap. Ancak birçok emir farklı kişiler tarafından farklı algılanıyor. Örneğin baş örtüsü size göre dinin emri değilken başka birine göre farz. Açıklar mısınız? 

Cevap: Bahsettiğiniz tartışmalar Kur’an’dan çıkmıyor. Kendi mezhep anlayışlarını Kur’an diye kutsallaştıran gelenekçi taassuptan çıkıyor. Kur’an bir konuyu yoruma açık bırakmışsa bu bir tutarsızlık ve çelişme değil Kur’an’ın akla bıraktığı bir serbestlik alanıdır.

Başörtüsü özgürlük müdür?

Kendi görüşüm olarak Başını örtmek isteyenlerin engellenmesi insan hakları açısından doğru değildir. Fakat vurgulanmak istenilen başörtüsünün yaratanın emri olmadığıdır. Böyle bir emir açık olarak Kuran’ da yokken bile, küçük kız çocuklarına kırsal kesimlerden, orta doğu ülkelerine kadar yapılan baskılar hangi gelenekten beslenmektedir.
diyerek konuyu bitirmek istiyorum. Tüm fikirlere açık olduğumu belirterek yazımı noktalıyorum.

Kurandaki Din Sitesinden alıntılarla zenginleştirilmiş makaledir.


Kuran her şeyi ayrıntılarıyla yazar mı?

Güncelleme: “Kuran herşeyi ayrıntılarıyla yazmaz” diyerek açıklama yapmaya çalışanlar mevcut. Namazın ayrıntıları yazmıyor diyorlar ? Kurban’ın ayrıntılarını yazmıyor diyorlar? Ayetlere aykırı konuşarak Sadece Kur’an yetmez diyorlar.

Fakat bilmedikleri şey şudur ;

Bu ibadetler yeni ibadetler değildir. Çağlar boyu var olan bir ibadettir Namaz.
Önceden putlar için kılınan namaz, Kuranda Rabbin için kılınması istenmektedir.
 Bu durum kurban kesimi içinde geçerlidir. Önceden Putlara sunulan Kurbanın, Allah için yapılması istenmektedir.
Ve o zamanki Müşriklerde , Müslümanlarda Namazı, Kurbanı, Doğru sözlü olmayı, Yalan söylememeyi, gayet iyi bilmektedirler.
Allah yapılmasını emrettiklerini Kuran ayetleriyle bizlere bildirmektedir..

Kur’an herşeyi açıkça yazar. İlla yazmadığını iddia edenler e sorulması gereken sorular;

  • Siz ne yazmasını istiyorsunuz?
  • Kafanızdan geçen, yada ninelerinizden dedenizden duyduğunuz şeyleri ayetlerde göremeyince moraliniz mi bozuluyor ?

olmalıdır.

 


Ahmet Yılmaz tarafından mail adresimize gönderilen bu makaleye cevap niteliği taşıyacak içeriği doygun, delillere dayanan makaleleri de yayınlamaktan mutluluk duyacağız.

 

 


Yorum bölümünden sorun cevaplayalım

Başörtüsü farz mıdır? Tesettür ve Kapanmak farz mıdır? haberine benzer haberler :

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsun ?

Yazıya 24 yorum yapılmış.

gokhan Ocak 22, 2016

Harika bir yazı

Ömer Gök Aralık 26, 2016

Twitter ve Pinterest hesabınızdan takip ediyorum sitenizi teşekkürler.

Musa karınca Aralık 26, 2016

Yazı için çok teşekkür ederim aradığımı buldum sağolun.

Ahmet Cins Aralık 26, 2016

Farklı bir yazı olmuş. Çok sağolun. İnternette birbirinin tekrarı yazılardan çok sıkılmıştık.

Ayşe Karapınar Aralık 26, 2016

Şırnak şehirinde yaşıyorum. Eskiden buralarda az sayıdaki kütüphaneden araştırırdık bu bilgileri.

Nur Ceylan Aralık 27, 2016

Ankara şehirinde yaşıyorum. Eskiden buralarda az sayıdaki kütüphaneden araştırırdık bu bilgileri.

Pınar Sever Aralık 28, 2016

Giresun şehirinde yaşıyorum. Eskiden buralarda az sayıdaki kütüphaneden araştırırdık bu bilgileri.

Ayse Türk Ocak 4, 2017

Hızlı ve problemsiz bir site. Başörtüsünün erkek egemen toplumun bir dayatması olduğunu, bozuk toplumlar tarafından dayatılan çağ dışı bir simge olduğunu anlatan bilgilendirici bir yaz.

Sevim Ocak 10, 2017

Bahsettiğiniz gibi kafamda soru işareti kalmadı. Şaşırarak okudum. Ve insanların din konusunda ne kadar yanlış bilgilerle dolu oldukları yüzüme tokat gibi çarptı her paragrafta.

Gokhan sev Ocak 13, 2017

Emir filan değil. Her yüzyılda bir güncellenen bir gellenek.

isminur ozcan Ocak 16, 2017

Ben basimi 3 sene kadar kapattim ve simdi actim bi kac dusuncelerimden dolayi yazilariniz kismen aklima yatti fakat simdi sunu dusunur oldum hz allah basinizi ortun denedi ise namaz kilarkrn neden sacimizi kapatiyoruz ?

Sevgi Ocak 17, 2017

O da bir gelenek. Bir bayanın namaz kılarken en makbul şekildeki örtünmesi
En makbul örtünme derecesi el, ayak ve baş dışındaki bölgelerin örtülmesidir.(Abdest uzuvları)
İsteyen başını da örtebilir, bu bir tercih işidir.
İslamdaki değişiklikler Sadece örtünme ile sınırlı değildir. Şöyle düşünelim ; Peygamberimizin ölümünden sonra akrabası Hz Ali öldürülüyor.
Ve birçok Müslümanın cenazesi haftalarca yerlerde kalıyor. Ne amaçla yapıyorlar bunları hangi düşünceleri ters geliyor da, neler katmak istiyorlar. Veya yıllar içinde ne gibi eklemeler yapılıyor. Sadece son bir yılda bile Kutlu doğum adı altında bir uygulama başlatıldı. Yıllar içinde dinleştirilebilen bu uygulamalardan , en az zararla kurtulmanın tek yolu Kuran dır. Değişmeyen Kur’an dır.

Sevgi Ocak 17, 2017

Şu bir gerçek ki Kur’an’da kadının örtünmesiyle ilgili açık emirler vardır.
Ancak bu emirler, bugünkü İslam dünyasında, özellikle Arap-Acem
coğrafyalarda siyasal bir simgeye dönüştürülen ve adına ‘tesettür’ denen
uygulamanın iddialarına asla destek vermez. Bu konuda özellikle, Prof. Dr.
Hüseyin Hatemi’nin, ‘İlahi Hikmette Kadın’ adlı eserine bakılmasını
öneririz.
Kur’an’ın örtünme emri, abdest organlarını, o arada başı içermemektedir: Yüz
ve baş, kadın ve erkekte eşitliğin gösterge bölgeleridir. Ve iki cinste de
açık havaya maruz bölgelerdir. Bunun için de iki cinste de abdestin ortak
organları arasındadır.

Sevgi Ocak 17, 2017

Nûr 31. ayette vücup ifâde eden bir emir vardır ve o da göğsün
kapatılmasıdır. Başın- saçların kapatılmasına ilişkin bir emrin o ayetten
çıkarılması zorlama ile bile mümkün olmaz. Sünnetten de buna kanıt yoktur.

“Bu ayetten anlaşılır ki kadının göğsü ve boynu avrettir, yabancı erkeklerin
görmesi caiz olmaz.”
Nûr 31’den açıkça çıkan tek emir, göğüslerin kapatılmasıdır.
Şunu da unutmamak zorundayız: Abdest, vücudun açık havaya maruz bölgelerine
uygulanır. Eller-kollar, yüz, ayaklar ve baş bu organlardır ve abdest bu
organlara uygulanan bir temizlik hareketidir. Asrısaadet’te, abdesti,
kadın-erkek herkes toplu halde aynı yerde, hâttâ aynı kaptan alabilmekteydi.

Sevgi Ocak 17, 2017

1. Namaz sırasında yabancı erkeklerin (namahremlerin) kadını görmesinin söz
konusu olduğu durum: Bu durumda kadın örtünme şartlarına uymuş olmalıdır.
2. Namaz sırasında yabancı erkeklerin görmesi söz konusu olmayacak durum: Bu
durumda kadın namazını istediği giysi ile kılar. Allah’a karşı örtünme söz
konusu edilemez. Kadın, evinde-odasında bir başına namaz kılacaksa neden
örtülere bürünsün!

sena Şubat 4, 2017

Ahmet bey sizin facebook hesabınız var mı ya da herhangi size ulaşabileceğimiz bir hesap varmı? çünkü sizinle hemfikiriz ve sizinle daha çok din konusunda düşünceleri aktarıp yazılarımı size göndermek isterim. Yazdığım örtünme konusunda ki yazımı gönderebilirim.

MedyaTV Şubat 4, 2017

Tabi Sena hanım. Facebook ve daha birçok sosyal medya hesabımıza sitemiz ana sayfasından ulaşabilirsiniz.
Yazılarınızı göndermenizden mutlu oluruz. Kapsamlı ve ayrıntılı yazılmış özgün yazılarınızı yayınlamaktan mutluluk duyarız.
Hosça kalın

Talha Şubat 15, 2017

Baya zorlamışsınız. Hadis inkarcısı olmak da zor tabi

MedyaTV Şubat 15, 2017

Daha açıklayıcı, yapıcı ve bilgi dolu yorumlarınızı bekliyoruz.

Sevgi Şubat 15, 2017

Hadis inkarı diye bir şey yoktur. Gerçek hadis Kuranla çelişmez, Örtüşür.
Tarihi gerçekler ışığında bilgilendirme yapılmış yazıda.

SEVGI SCHWARTZ Şubat 19, 2017

hic bir kaynakda, hicbir yerde islamda 54 Farzin icinde kadinlarin basortusu ile ilgili bir madde bulunmamakdadir, neden acaba? Kuran in her bir ayeti hic suphesiz cok degerlidir, fakat sadece 54 tanesi farz niteligindedir. Bir ayetin farz olabilmesi icin telkinde tehdit olmasi sarti vardir, bu bir kuraldir. Nur suresinin 31. ayetinde ortunme ile ilgili kesin bir uyari, bir telkin soz konusudur, fakat buna karsilik kuranin hic bir ayetinde ve hicbir hadiste bas ortusu kullanilmamasi ile ilgili bir tehdit, bir ceza uyarisi yoktur. Bu sebepledir ki, 54 olan farzin icinde yer almaz. Allah in selami tum inanan muminlerin ustune olsun!

Hande Ekim 17, 2017

Peki neden arapça ana dili olan ve arapçayı ana dili gibi bilen herkesin başı örtülü de sadece biz türkler bunu tartışıyoruz?? Sadece sıcaktan dolayı mı ya da erkeklerin baskısıyla mı kapanmış onca insan?? Ya da hükümet kararı ile mi!? Allah aşkına biraz olsun gerçekleri görmeye çalışın, samimi duygularla Allah’ın kitabına yaklaşın!! Aksi taktirde ahiretimiz çok çetin olacak…

Sevgi Ekim 17, 2017

Hande hanım ; Sorunuzun cevabı yazıda Müşrik Arapları anlatırken verilmiş zaten. İslamdan önce veya günümüz yahudilerine de baksanız , aynı tip örtünmeyi ,çarşafı görürsünüz.
Kuranda çoğunluğa uyun tarzında bir ayet olmadığı gibi,Kurana uyulması gerektiği vurgulanmıştır.
İnsanların çoğuna uyan sapıtır. (Enam 116)
Çoğu zanna uyar. (Yunus 36)
Ayrıca Araplara bakınca baş örtmek değil, göz dahi görünmeyecek şekilde örtünmeyi konuşmamız gerekir ki bunu da kabul edecek kadın bölgemiz halkları içinde hiçbir zaman yaşamamıştır.

okan Kasım 18, 2017

Başörtmek Emirdir diyenlere…Hangi emir böyle dolambaçlı yoldan anlatılmış. Hangi yasak böyle dolambaçlı yoldan anlatılmış. İçki içme, zina yapma, zanla konuşma, namaz kıl, oruç tut, abdest al … Her emir her yasak böyle açıkça anlatılmış da neden başörtüsü böyle dolambaçlı anlatılsın da neden başınızı kapatın denmesin? Hımar ın ne olduğunu mantık yoluyla anlayıp ha burda Allah bize başımızı örtün demiş demek ki diye çıkarım mı yapacağız. Allah böyle dolambaçlı yollardan mı veriyor emrini. Başka bir örneği var mı Kuran da bunun? Allah kadınların hayatını bu kadar ilgilendiren, bu kadar önemli bir emri neden bu adamların akıl yürütmesiyle anlayabileceğimiz şekilde anlatsın? Diğer bütün emirler çok basit şekilde anlatılmışken.

Nur Suresi 31. Ayette başınızı örtün diye bir emir yok. Başörtüsüyle veya örtüyle şu yapılsın demek Baş örtüsü emri mi oluyor? Ayrıca bu kelime örtüye mi baş örtüsüne mi delalettir. Sen çıkarım yaparak bu baş örtüsüdür diyorsun başkası çıkarım yaparak örtüdür diyor. Baş örtüsü olsa dahi Allah ın emrine çıkarımlar yaparak nasıl ulaşabiliriz. Allah emirlerini açıkça söylemiştir. Sonra diyor ki başa alınan bir örtü vardı ona düzenleme getirildi. Demek ki eskiden olan ama düzenleme getirilmemiş bazı şeyler de aynen yapılageldiği şekilde yapılacak.

Mesela biz erkekler de şu an Hz. Muhammed gibi giyineceğiz. Ama baktığınızda bu hoca da takım elbisesini giyinmiş saçlarını taramış ve kapamamış. Ama o zaman erkeklerde başlarına bir örtü alıyordu. Sonuçta çöl iklimi bu. Kumdan ve güneşten korunmak için bunu yapmalısın. Kadın da erkek de başını kapatıyordu. Bunu yaşanılan coğrafyayla ve kültürle açıklarız ama bu nasıl bir emre çevriliyor , yapın veya yapmaya devam edin diye bir emir olmadan. Her tel için 500 bin yıl yanacaksın diyen adam da aynı senin gibi şundan rivayet olunmuştur diye söylenen seylere inanıyor. Senin inandığın rivayetler onun inandığı rivayetlerden daha mı üstün. Diyorsun ki şundan rivayet olunmuştur ve Kadınların şuraları şuraları görünmeli. Rivayet nedir ya ? Kuran varken .