Ateşin icadı , Ateş nasıl bulundu ?


Şubat 24, 2017

Ateşin insan hayatındaki önemi büyüktür. Ateşin icadı nasıl oldu ? Ateş nasıl bulundu ? Ateşi kim buldu ? Geçmişten günümüze ısınma araçları, Geçmişten günümüze aydınlatma araçları hakkında bir yazı hazırladık.

Ateşin icadı

Çok eski çağlarda yeryüzünde yaşayan insanlar henüz mağaralarda otururlarken ışığı da bilmiyorlardı. Zaten ateş diye bir şeyden de haberleri olmasa gerekti. Geceler koyu karanlıklarıyla yeryüzünü kaplayınca çekildikleri inlerinde, sabahın ilk ışıklarıyla uyanırlardı. Kibrit, çakmak gibi ateş meydana getirici aletlerden haberleri yoktu. Onları karanlık ve soğuk çok yıldırıyordu ama, yapabilecekleri, daha doğrusu akıllarına gelen bir şey de yoktu. Yıllarca süre ateşin icadı gerçekleşmemişti.

Ateş nasıl bulundu ?

Birçoğumuz ateş nasıl bulundu diye düşünmüşüzdür. Bilim adamlarının ateş nasıl bulundu sorusuna verdikleri yanıt şu şekilde.

Bir sonbahar günü’ yağmurdan sonra-gelen büyük şimşekler ortalığı aydınlatıyor, büyük gürültülerle düşen bir yıldırım, ortalığı gündüz gibi yapıyordu Kuru orman ağaçlarına düşen bir yıldırım onları tutuşturdu ve büyük bir yangın çıkardı; işte insanlar ilk kez ışığı görüyorlardı.

ateş nasıl bulundu

Ateş nasıl bulundu

Bir gün içlerinden biri, iki ağaç parçasını birbirine sürterken, bunların çok kızdığını gördü. Elleri ısınmış ve bundan da hoşlanmıştı. Bu işe bütün merak ve heyecanıyla devam etti. İnatla sürdürdüğü bu işin sonucunda ağaç parçaları kızıştılar, önce dumanlar çıktı, sonra da ateş…

Bu olağanüstü buluş kısa zamanda insan yaşayan her yere yayıldı. Ateşin icadı büyük yankı uyandırdı. Meydana getirdikleri ateşleri hiç söndürmüyorlar, bundan ısınmada, yemek pişirmede, ortalık ışıklandırmada yararlanıyorlardı. Ateş icat edilmişti.

Ateşin icadı üzerinden yüzyıl denilen büyük zamanlar gelip geçti. İnsanlar uygarlaşma yollarında büyük adımlar attılar. Odun ateşi ilkel bir duruma düştü. Hayvan yağlarından yağ kandilleri, katı yağlardan mumlar yapma yoluna gittiler. Bu konuda harcanan çabalar sonunda gaz lambaları icat edildi. Fakat muhakkak ki bu alanda en büyük buluş, elektriğin icadı olmuştur. Elektrik, bulunduktan sonra durmadan geliştirildi ve bu gün elektrik, insanoğlunun elinde önemli bir ihtiyaç maddesi haline geldi. Ondan son derece yararlanmasını bilen insanlık, günlük yaşantısında, sağlık konularını çözümlemede ateşten gereğince faydalandı.

ateşin icadı

Hele ilk insanların hasretini çektikleri ateş, bugün için en basit bir madde haline gelmiştir. İstediğimiz kadar kibriti evimize alabileceğimiz gibi, bu konuda çakmakların aracılığını da isteyebiliyoruz .

Isınma araçları

Isınmaya gelince, odundan, ocağa kadar ilkel ısınma araçlarından başlayarak bugünkü kalorifer buluşuna değin, insanlık hep en iyi ve ekonomik ısınma yollarını araştırmıştır. Şömine,mangal gibi ilkel sayılabilecek ısınma araçlarının yanında, bugün gaz sobaları, elektrik Sobaları ve kaloriferler bu konuda bize soğuğu duyurmamaya çalışıyorlar.

Bütün bunları öğrendikten sonra, şimdi de ateşin doğuş nedenleri üzerinde duralım: Ateşin meydana gelebilmesi için sıcaklığa ihtiyaç vardır. Bir maddenin yanabilmesi için kimyasal özeliklerle beraber, hava ya da başka gazların basıncının etkisi gerekir. Hayvansal ya da bitkisel yağların çoğunluğunun yanma derecesi düşük olur. Ancak bunlar oksitlenerek çok geniş bir anlamda ısı vücuda getirirler. Örneğin, ilk insanlar kuru odunları birbirlerine sürtmek yoluyle ateş meydana getirdikleri vakit, o odunun ateş çıkarması için uzun bir süreye ihtiyaç duyuluyordu. Bu iş ayrıca bir güç sarfedilmesini de gerektiriyordu. Oysa bugün kibriti yakmak için, yalnız bir el hareketi yetiyor.

Hayvansal ve bitkisel yağların bir süre bekletilmesinden sonra, önceden oksitlenmeleri nedeniyle birdenbire parladıkları çok görülmüştür. Yağa bulaştırılmış paçavra, yünlü kumaş parçaları, kâğıt gibi maddelerin de birdenbire alev aldıkları görülmüş olaylardandır. Büyük yığınlar yapılarak bir süre zamana terkedilen kömür, ot, taşkömürü gibi cisimlerin, meydana getirdikleri ısı nedeniyle tutuştukları görülen hallerdendir.

Bir maddenin yanmasından ortaya çıkan ısı derecesi 0 cismin yanma derecesine eşit ya da ondan fazlaysa ateş, yanmasını sürdürür. Örneğin bir abanoz ağacının yanabilmesi için çok yüksek ısıya ihtiyaç vardır. İnce dalları tutuşsa bile kalın, kısımlarının bir süre sonra sönmekte oldukları görülür. Bunun nedeni, dalın ucundaki ısı derecesinin ağacın yanma derecesinden düşük olmasıdır.

Alev çıkaran ya da çıkarmayan bazı cisimler vardır. Eğer alev görülüyorsa, bu, ısının, yanmakta olan cisimden gaz çıkardığı, bu gazın da havada mevcut oksijenle birleştiğini bildirir. Örneğin yanmakta olan bir mumu üfleyerek söndürürsek ince bir dumanın çıktığını görürüz. En parlak görünüşlü alevlerin en sıcak alevler olmadığını da biliniz.

Aydınlatma araçları

Şimdi de aydınlatmadan kısaca söz etmek zamanı geldi: Eski Romalılar evlerini ve sokaklarını aydınlatmak için reçine meşaleler kullanırlardı. Kentlerin ışıklandırılması, elektriğin keşfedilmesinden sonra, birçok evreler geçirmiş, en sonunda bugünkü en mükemmel duruma yükselmiştir. Bundan sonra geçecek zamanlar bilimin her dalında bize kazandıracağı yenilik gibi, ışıklandırma konusunda da aynı biçimde yeni yeni buluşlara imkan sağlayacaktır.

Ateş ilk insandan başlayarak, bugüne dek geçirdiği evrelerle, insan için en gerekli bir madde olmak niteliğini korumaktadır. Ateş ve ışık, bizim ısınma ve aydınlanmamızda iki büyük gereksinmedir. Ateşin icadı gerçekleştikten sonra İkisinden de vazgeçmemize imkan olmamıştır. İnsan var oldukça ateş de olacaktır.

"Ateşin icadı , Ateş nasıl bulundu ?" yazısı hakkında yorumlar

Görüşlerin bizim için çok önemli.